Atasözleri Sözlüğü, Atasözü Anlamları, Atasözü Açıklamaları
Sakınılan göze çöp batar Güvenme dostuna, saman doldurur postuna Alışmış kudurmuştan beterdir El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer Al elmaya taş atan çok olur Dağ ne kadar yüce olsa yol (onun) üstünden aşar Kurt tüyünü (köyünü) değiştirir, huyunu değiştirmez Yazın gölge kovan, kışın karın ovar Küçük suda büyük balık olmaz Baş nereye giderse ayak da oraya gider El elin eşeğini Türkü çağırarak arar Doğrunun yardımcısı Allah'tır Bin dost az, bir düşman çok Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez Bugünün işini yarına bırakma Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz) Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış Allah kulunu kısmeti ile yaratır Ölüm ile öç alınmaz El yarası onulur (geçer, iyi olur) dil yarası onulmaz (iyi olmaz) Başa gelmeyince bilinmez Düşman düşmana rahmet (gazel, yasîn) okumaz Ne ekersen onu biçersin Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin Ayıpsız yâr (dost) arayan, yârsız (dostsuz) kalır