Atasözleri Sözlüğü, Atasözü Anlamları, Atasözü Açıklamaları
Adamını yere bakanından, suyun ağır (sessiz) akanından kork (sakın) Hay'dan gelen, Hu'ya gider (Selden gelen, suya gider) Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır Bal tutan parmağını yalar Ağaç kökünden yıkılır Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu (gıybet) olmaz Çalma elin kapısını, çalarlar kapını Bir insanı tanımak için ya alış veriş etmeli, ya yola gitmeli Atanın (babanın) sanatı oğula mirastır Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne Aman diyene kılıç kalkmaz (Eğilen baş kesilmez) Aç tokun yüzüne bakmakla doymaz Balık baştan avlanır Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var İki ölç, bir biç Yağına kıymayan, çöreğini yavan (yoz, kuru) yer İki baş bir kazanda kaynamaz Etme bulma dünyası Aza demişler: Nereye? , Çoğun yanına demiş Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer Tebdil-i mekânda ferahlık vardır Sora sora Bağdat bulunur Hatasız kul olmaz Ağrısız baş mezarda gerek (olur)