A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
R
S
T
U
V
Y
Z
İsim Arama:   

kız bebekEn Güzel Kız İsimleri | erkek bebekEn Güzel Erkek İsimleri | Kuranda Geçen İsimler

Erkek Çocuk İsimleri ve Anlamları, Güzel Erkek Dini Bebek İsimleri


A ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ABİDE: Anıt önemli ve değerli yapıt anlamındadır
ABAKAY : Bir Türk boyunun adı
ABAY: Hüner, beceri
ABBAS: Aslan, çatık kaşlı kimse
ABDULHAMİT: Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın diliyle övülmüş Allah’ın kulu
ABDULKADİR: Her şeye gücü ve sözü yeten
ABDULLAH: Allah'ın kulu. Peygamber (s.a.s)'in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır
ABDULREZZAK: Yukarıdan gelen ilk kullardan biri
ABDURRAHMAN: Rahman'ın kulu
ABDÜLKADİR: Tükenmeyen kuvvete sahip olan
ABDÜLREZZAK: Soylu, gücüne güç katan
ABDÜRREZZAK: Rızkı bol olan insan
ABER: Hz. nuh'un erkek torununun adı
ABİDİN: Dua eden, duacı
ABREK: Yaşadığı toplumun düzenine karşı gelen, savaşçı
ABUZER: Altın suyu. Altın suyu misali parlak ve görkemli
ACAR: Becerikli, yetenekli
ACARALP: Cesur kişi, yiğit
ACARBAY: Zengin, kuvvetli
ACARBEY: Güçlü bey
ACARER: Gözüpek erkek, yiğit er
ACARKAN: Atılgan, güçlü, kuvvetli
ACARÖZ: Özü güçlü, yiğit kimse
ACARSOY: Yiğit soy, güçlü soy
ACARTÜRK: Yiğit Türk, güçlü Türk, gözüpek Türk
ACATAY: Güçlü tay
ACUN: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
ACUNAL: Evrenle, dünya ile ilgili, evrensel
ACUNALP: Dünya yiğidi
ACUNER: Dünya eri, dünya yiğidi
ACUNSEVEN: Evreni seven, dünyayı seven
AÇIKALIN: Alnı açık kimse, temiz kişi
AÇIKGÜN: Güneşli gün, bulutsuz gün
ADAHAN: Adanın hükümdarı, hakimi, yöneticisi
ADAL: İyi bir ün kazan, adın yayılsın
ADALAN: Adı bilinen, tanınan, iyi ünü olan
ADALIR: Adlanır, ad alır, bilinir
ADAR: Uygur metinlerinde geçen bir Türk adı, olgunluk, erginlik, süre zaman, omuzdaş
ADAŞ: Adları eş olanlar, aynı adı taşıyanlardan her biri, kardeş, edinilmiş olan, arkadaş
ADEM: İyi, temiz insan
ADIGÜN : Adı aydınlık, gün gibi olan
ADISÖNMEZ: Adı sürekli olarak yaşar, adı sürer gider, kuşaktan kuşağa sürer
ADIVAR: Adı yok değil adsız değil, adlandırılmış
ADİL: Adaletli
ADİN: Cennet
ADLIĞ: Adı var, adı sanı bilinen, tanınmış ünlü
ADNAN: Eski Türk isimlerinden, iki gökyüzü, iki cennet anlamında
ADSAY: Moğol hakanlarından biri
ADUŞAN: Ateş, alev
AFFAN: Kendini kötülüklerden uzak tutan
AFRİN: Suriye'de bir şehir
AFŞİN: Savaşlarda askerlerin kullandığı giysi
AGAH: Bilgili, uyanık
AĞA: Ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan Varlıklı kimse
AĞABAY: Ağa ve çok varsıl kimse
AĞAN: Geceleri gökte, ara sıra, hızla akıp gittiği görülen ışıklı nokta, göktaşı, akanyıldız
AĞANER: Akanyıldız gibi güzel er, akaner
AĞARANTAN: Sabahın erken vakti, tan vakti
AĞÇELİK: Çok iyi su verilmiş, çelik, ak çelik
AĞER: Temiz kişi, temiz erkek, ak er
AĞIRTAŞ: Ağırlığı çok olan taş, ağırbaşlı kimse
AHMED: Çok, en çok övülmüş, methedilmiş. Kur’an-ı Kerim’de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa, İsrailoğulları'na: "adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici olarak geldim" şeklinde geçen isimlendirme ile Peygamberimizin isimlerinden birisi
AHMET: Övgüye değer
AKA: Saygıdeğer kimse, ağa
AKABAY: Varlıklı kimse, ağa
AKABEY: Varlıklı kimse, ağa ve bey
AKAD: Doğru kişi
AKADLI: Adı ak, soyu temiz
AKAGÜNDÜZ: Asıl adı Enis Avni olan bir yazarımızın takma adı
AKAL: Akal
AKALAN: Ak alan, ak meydan, beyaz alan
AKALIN: Temiz alın, açık alın, ak alın
AKALP: Ak yiğit, temiz yiğit
AKAN: Akıp gitmekte olan
AKANER: Akıp giden yiğit
AKANSU : Akıp giden su
AKAR: Akmak eylemini yapar
AKARCA: Akıp giden su, akan su, akarsu
AKARÇAY : Akıp giden su, akıp giden çay
AKARSEL : Akıp giden sel
AKASOY: Ağa soylu, soyunda ağalık bulunan kimse ağa soyu
AKATA: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata
AKATAY: Temiz ve herkesçe bilinen kimse
AKAYDIN: Aydınlık, temiz
AKBA: Sazlık, bataklık, ağba
AKBARAN: Ak güç
AKBAŞ: Tane tutamamış ekin, başağı, bir tür ak buğday, şahinden büyük bir av kuşu
AKBATU: Temiz ve güçlü
AKBATUR: Namuslu ve yiğit
AKBAY: Namuslu ve varsıl olan
AKBAYAR: Namuslu, temiz ve yüce
AKBEĞ: Namuslu ve varsıl, akbay, ak bey
AKBEK: Namuslu ve varsıl
AKBEL: Ak, beyaz, ile "bir dağın iki tepesi arasında geçit veren çukurca yer anlamına gelen "bel" sözcüğünden gelmektedir
AKBİLGE: Bilge, temiz bilge
AKBORA: Ak yel, ak fırtına
AKBUDAK: Ak renkli budak
AKBULUT : Beyaz bulut
AKBURÇ: Ak renkli kale burcu
AKBURÇAK: Bir metre boyu olabilen bir burçak türü
AKCEBE: Savaşlarda kullanılan beyaz zırh
AKÇAKAYA: Oldukça ak renkli kaya, beyazca kaya
AKÇAKIL: Ak renkte küçük taş, akarsu kıyılarındaki ak renkli küçük taş
AKÇAL: Ak renge yakın, beyaza yakın beyaza çalan
AKÇALI: Para ile ilgili, parası olan zengin
AKÇASU: Duru su, ak su
AKÇAY: Duru çay, ak su
AKÇIL: Beyaza yakın, beyazı çok, içinde ak renk bulunan, kırçıl
AKÇINAR: Bir çınar türü
AKÇİT: Aydınlık yüz, ışıklı yüz
AKDAL: Beyaz dal
AKDAMAR: Beyaz damar, akan damar
AKDEMİR: Pürüzsüz demir gibi
AKDENİZ: Ülkemizin güneyindeki deniz
AKDİK: Ak renkte ve dik
AKDİKEN: Gövemeriği ya da geyik dikeni de denilen bir bitki alıç
AKDİL: İyi, güzel konuşan
AKDOĞ: Doğ ve ak git
AKDOĞAN: Kıvrık ve kısa gagalı, yırtıcı bir kuş
AKDOĞDU: Tertemiz doğan
AKDOĞMUŞ: Akça pakça doğmuş, beyaz tenli doğmuş
AKDOĞU: Beyaz şafak, ak ışıklı doğu
AKDORA: Ak renkte dağ tepesi, ak doruk
AKDORUK: Beyaz renkte, ağaçsız dağ tepesi
AKDUMAN: Beyaz duman
AKDUR: Akıp git ve dur, akıp dur
AKEL: Güvenilir kişi anlamındadır bunun yanında doğru, dürüst işler yapan kişi
AKER: Dürüst
AKERGİN : Ak ve olgun
AKERMAN: Soylu kişi
AKERSAN: Yiğit sanlı
AKERSOY: Yiğit soylu, dürüst, namuslu
AKGİL: Soyu temiz olan
AKGİRAY : Temiz ve yaraşır
AKGÜÇ: Namuslu ve güçlü
AKGÜN: Sevinçli gün
AKGÜNDÜZ: Aydınlık gündüz
AKGÜNER: Aydınlık sabah vakti
AKHAN: Ak soylu han
AKI: Yiğit, ağa, kardeş, eli açık
AKIALP: Eli açık, yiğit, yiğitler yiğidi
AKIMAN: Eli açık, yiğit, yiğit kimse
AKINALP: Akın yiğidi
AKINER: Akın eri, akın yapan er
AKINERİ: Akın yapan yiğit, akıncı yiğit
AKINTAN : Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın
AKIŞ: Akma eylemi
AKİF: 1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden, ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen

AKİL: Akıllı , rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş , yaptıklarının farkında olan
AKKAŞ: Beyaz renkli yeşim taşı
AKKÖZ: Ak renkte göz, ak kor
AKLAN: Hızlı akan derecik
AKMAN: Yaşlı
AKMANER: Lekesiz yiğit, ak alınlı kimse
AKÖZ: Özü ak, temiz
AKSAL: Birçok kalın direğin yan yana bağlanmasıyla yapılan, düz ve korkuluksuz deniz ya da ırmak taşıtı
AKSAN: Temiz, lekesiz ün
AKSAY: Ak renkte yassı taş, boz renkli kayalık yer
AKSOY: Temiz soy, lekesiz soy
AKSUNGUR: Atmacaya benzeyen bir kuş, akdoğan
AKŞIN: Teni ve kılları ak renkli kimse
AKŞİT: Uğurlu
AKTAN: Aydınlık sabah
AKTAŞ: Beyaz taş, kireçtaşı
AKTEKİN : Ak şehzade
AKTER: Beyaz ter
AKTİMUR: Dövme demir, akdemir
AKTOLGA : Ak kargı
AKTUĞ: Değerli, önemli
AKTÜN: Aydınlık gece, ışıklı gece
AKÜNAL: Temiz ün sahibi olan
AKYEL: Güneyden esen yel, lodos, (kimi yerde) doğudan esen yel, (kimi yerlerde) kuzeyden esen yel, poyraz
ALAADDİN: Din uğruna çalışan kimse
ALAATİN: Dini yükseltmek, yüceltmek için çalışan
ALANER: Alan eri, meydan yiğidi
ALANGU: Altın geyik
ALAZ: Ateş
ALCAN: Yürekli,cesur
ALÇIN: Kırmızıya çalan küçük bir kuş
ALDEMİR : Ateşte ısıtılıp kırmızı hale getirilen demir Al-Demir
ALDOĞAN: Bir tür doğan
ALEMDAR: Bayrak taşıyan, bayraktar
ALEN: Saygınlık başarı
ALGAN: Fetihler yapan
ALGIN: Sevdalı, tutkun, vurgun, aşık, güçlü, dolgun, keskin, iyi, güzel Algün kızıl gün, al renkli Güneş
ALHAN: Al renkli prens
ALİ: Yüce, üstün,yüksek
ALİCAN: Yüce insan
ALİM: Bilim adamı, bilgin ilim bilen,ilimle uğraşan kimse
ALİŞAH: Ulu hükümdar
ALİŞAN: Ünü büyük
ALİYAR: Yar, dost, sevgili anlamlarını taşır. Bunun yanında birleşik isimdir
ALKAN: kırmızı kan, soylu
ALKIN: Korkusuz, yiğit, kızıl kın
ALKOR: Kıpkırmızı ateş, kızıl köz
ALKUN: El gün, herkes
ALP: Yiğit, bir sıfat
ALPAGUT : Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit
ALPAĞAN: Yiğit
ALPAN: Etrüsk mitolojisinde bir tanrıça. Aşk tanrıçası, yeraltı tanrısı
ALPAR: Yiğit, kahraman, yiğit er, alp er, yiğit kişi
ALPARSLAN: Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında
ALPARTUN: Yiğit ve onurlu
ALPAS: Kızıl pas al renkli pas
ALPASLAN: Aslan gib yiğit
ALPAT: Yiğit al
ALPAY: Güçlü, cesur
ALPAYDIN: Yiğit ve aydınlık, yiğit ve bilgili yiğit ve aydın
ALPÇETİN: Yiğit ve çetin kişi
ALPDEMİR: Yiğit ve demir gibi
ALPDOĞAN: Cesur doğan
ALPER: Yiğit kişi
ALPEREN : Yiğit ve ermiş kişi
ALPERGİN: Yiğit ve ergin, yiğit ve olgun
ALPERMİŞ: Yiğit ve ermiş kişi
ALPGİRAY: Kırım hanlarından,"Giray" Kırım hanlarına verilen bir ünvan
ALPHAN: Yiğit han
ALPKAN: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan
ALPKUTLU: Yiğit ve uğurlu, uğurlu yiğit
ALPMAN: Yiğit kimse
ALPSÜ: Yiğit asker, yiğit subay, yiğit er
ALPTEKİN: Yalnız ve uğurlu cesur kişi
ALPTUĞ: Yiğit tuğu, yiğitlik simgesi
ALPTUĞRUL: Yiğit alıcı kuş, yiğit doğan
ALTANER: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak
ALTAR: Tapınaklarda üzerinde dini törenler yapılan taş, masa
ALTAY: Asya'da Batı Sibirya ile Moğolistan'ı ayıran dağlık alan
ALTEMUR: Kırmızı demir
ALTINER: Altın gibi değerli kimse
ALTINÖZ: Özü altın gibi olan kimse
ALTINTUĞ: Çok değerli tuğ
ALTUĞ: Kırmızı tüy
ALTUNÇ: Kızıl tunç
ALTUNER : Çok değerli kimse, altın yiğit
AMİL: Faal olan
AMMAR: İlk Müslüman olanlardan
ANDAK: Ak ant, temiz yemin, diken, sellerin oyduğu yar
ANDARKAN: Ateşin efendisi, eski Kırgızlarda bir bitki tanrıçası
ANDAY: And içmek, yemin etmek
ANI: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra
ANYA: Kutsal kitapta adı geçen İsrail peygamberi
APA: Büyük kız kardeş, abla
APAYDIN: Işıklar içinde, çok aydınlık
ARABUL: Arabuluculuk yap, iki yanın arasını bul, ara ve bul
ARAF: Cennet ve cehennem arasındaki yer
ARAFAT: Mekke'de bir tepenin adı
ARAL: Büyük bir göl
ARAN: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak
ARAS: Kalın yün, at kılı anlamında (Aras nehri)
ARAT: Yürekli cesur
ARAZ: İşaret, alamet
ARBAS: Çok güçlü erkek
ARBAŞ: Mavi gözlü ve sarı saçlı erkek, yaramaz
ARCA: Çam ağacı, temiz
ARCAN: Temiz saf, namuslu
ARDAKAN: Arda nehri civarındakilerin soyu
ARDIÇ: Güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen bir ağaç, dağ servisi, çamgillerden kokulu bir ot
ARDIL: Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen
AREF: Pek maruf, fazlaca bilinen, arif, anlayışlı ve bilgili
AREL: Dürüst ve temiz kimse
AREN: Kum tanesi
ARES: Mitolojide geçen savaş tanrısı
ARGIN: Yorgun, bitkin
ARGUN: İlhanlı hükümdarlarından biri
ARGÜN: Temiz gün, günlük güneşlik, yaşama sevinci veren gün
ARHAN: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han
ARIBAL: Arının yaptığı bal, arı balı, tatlı kimse, hoş kimse, katışıksız, bal, temiz bal, saf bal
ARIBAŞ: Temiz kimse, çalışkan kimse, arı gibi çalışan baş
ARICA: Temizce arı gibi
ARICAN: Temiz kimse
ARIÇ: Dirlik, düzenlik, barış
ARIEL: Dürüst, temiz kimse, temiz elli
ARIER: Temiz er, katışıksız, er, temiz kimse
ARIĞ: Arı, temiz, saf, katışıksız, eti yağı erimiş, arık zayıf
ARIK: Eti yağı erimiş, zayıf
ARIKAL: Temiz kal
ARIKAN: Saf kan, temiz kan, soylu kan
ARIKER: Temiz kimse, çelimsiz erkek
ARIKUT: Temiz ve kutlu
ARIMAN: Dürüst ve temiz kişi
ARISAL: Arı gibi çalışkan
ARISAN: Adı, sanı temiz kimse
ARISOY: Temiz soy, soyu temiz kimse
ARIŞ: Kağnı otu
ARIT: Arınmasını sağla, temiz bir duruma getir, arılaştır
ARITAN: Temiz bir duruma getiren, temizleyen
ARITAŞ: Temiz taş
ARIYÜZ: Temiz yüz, temiz yüzlü
ARİF: Bilen, bilgili
ARKADAŞ: Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kişilerden her biri, bir işte birlikte bulunanlardan her biri
ARKAN: Arı kan, temiz kan, soylu kan
ARKIN: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin
ARKUT: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu
ARMAN: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan
ARMANÇ : Hedef.
AROL: Arı ol, çalışkan ol
ARPAĞ: Büyü sihir
ARSAN: Temiz adlı
ARSEN: Kurtuluş
ARSLAN: Güçlü, yırtıcı
ARSLANER: Aslaner
ARSOY: Arısoy
ARTAÇ: Utanma duygusunu baş tacı eden
ARTEMİS: Orman ve savaş tanrıçası
ARTUK: Artmış olan, artan,üstün, ünlü Selçuklu emiri
ARTUN: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı
ARTUNÇ: Arı tunç, katışıksız tunç
ARU: Arı, katışıksız
ARUKAN: Soylu kan, temiz kan, arı kan
ARYÜZ: Arı yüz, temiz yüzlü
ARZIK: Dine çok bağlı kimse, uysal, iyi huylu
ASAF: Vezir
ASAL: Bir şeyde öğe olan, temel
ASGAR: Küçük, ufak
ASIF: Çok şiddetli esen rüzgar
ASIL: Başlıca, başta gelen, bir şeyin kendisi, başkası değil, kök, köken, gerçeklik
ASIM: Temiz, namuslu, sağlam karakterli
ASİL: Soylu, soylu bir aileden gelen,seçkin insan
ASLAN: Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı
ASLANER: Yiğit erkek, yiğit kimse, aslan gibi kimse
ASUTAY: Yaramaz, huysuz tay, yaramaz çocuk
AŞAN: Öte yana geçip giden, yüksek bir yerin, ötesine geçen, Uygur yazıtlarında geçen bir ad
AŞAR: Aşıp gider, öte yana geçer
AŞİR: Samimi dost, arkadaş
AŞKAN: Renk, beniz
AŞKINER: Üstün er, üstün kimse
ATA: Soy
ATABAY: Saygıdeğer ve varsıl kimse, Seçuklu döneminde bir unvan, atabey
ATABERK: Selçuklu Devleti'nde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs
ATABEY: Selçuklularda şehzadeleri eğitmekle görevli kişilere verilen ünvan
ATACAN: Hoşgörüsü olan kimse, babacan
ATAÇ: Atalardan sürüp gelen
ATADAN: Atalardan sürüp gelen, ataç
ATAELİ: Ata yurdu, ataların doğup büyüdüğü, yaşadığı yer
ATAHAN: Büyük yönetici, ata durumundaki han
ATAK: Atılgan yiğit, yürekli
ATAKAN: Atasının kanını taşıyan, atasının kanından gelen gücü barındıran
ATAKER: Atılgan yiğit, atılgan ve yiğit
ATAKOL: Atılgan ol
ATAKUL: Ataya kul, ataya kul olan, ata kulu, lala
ATALAY: Kolaylıkla ileri atılabilen, cesur kimse
ATAMAN : Kazak lideri
ATAMER : Benim atam er kişidir, yiğit atam
ATANER: Senin atan er kişidir, yiğittir
ATANUR: Atasından aldığı nuru taşıyan
ATAOL: Gelecek kuşaklara baba, ata olasın
ATAÖV: Atalar seni övsün
ATASAGUN: Hekimlerin babası, atası
ATASAY: Atayı say, ataya saygı göster
ATASEV: Atayı, ataları, babayı sev
ATASEVEN: Atasını, babasını seven
ATASEVER: Atalarını seven kimse
ATASEVİN: Atalarınla sevin
ATASOY: Ata soyu, atadan
ATASÜ: Asker babası, asker atası
ATAULLAH: Allah'ın hediye ettiği ilk erkek çocuk, Allah'ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü
ATAY: Herkesçe bilinen, tanınmış, ünlü
ATIF: Eğilimli, birine şefkatle eğilen, sevgi duyan
ATIL: Fırla
ATILAY: Kolaylıkla ileri atılabilen, cesur kimse
ATILGAN: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı
ATIM: Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
ATINÇ: Atılgan, atak
ATİK: Çok hızlı davranan, çevik
ATİLLA: Hunların "Tanrının Kırbacı" denilen büyük hükümdarı
ATLAN: Ata bin, at sahibi ol
ATLAS: Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba, büyük harita
ATLI: Atı olan, iyi bir adı bulunan, ünlü, tanınmış, adlı
ATTİLA: Hun imparatoru
AVEDİS: İyi haber getiren kişi
AVNİ: Yardım etmek, yardımda bulunmak, yardımla ilgili
AYALP: Ay gibi güzel ve yiğit
AYANÇ: Saygı
AYAS: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, ayaz
AYATA: Eski Türklerin inanışına göre gökyüzünün ikinci katında oturan tanrı, Ay tanrısı
AYAYDIN: Çok aydınlık, ay gibi aydınlık, ay ışığı
AYAZ: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve ay ışıklı gecede çıkan soğuk
AYAZ Ada: Soğuk ve durgun hava
AYBAR: İnsanda saygı uyandıran görünüş, görkem
AYBARS: Ay gibi parlak ve güzel, pars gibi yırtıcı
AYBAY: Ay kadar güzel ve zengin
AYBERK: Güçlü
AYBEY: Ay gibi doğan erkek, bey
AYBORA: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, ay ve fırtına
AYCA: Yüzü ay gibi aydınlık ve güzel olan
AYÇETİN : Ay kadar güzel ve çetin
AYDEMİR: Demir kadar sert kimse
AYDIN: Bilge
AYDINALP: Aydınlık ve yiğit
AYDINER : Aydınlık yüzlü kimse
AYDINTAN: Işıklı sabah vakti, aydınlık sabah vakti
AYDOĞDU: Ay gibi doğmuş olan, ay gibi doğan
AYDOĞMUŞ: Ay gibi doğmuş, ay kadar güzel olan
AYHAN: Büyük hükümdar
AYIK: Anlayışlı, uyanık, açıkgöz, zeki
AYKAÇ: Güzel söz söyleyen, ozan
AYKAN: Kanı ay gibi parlak ve temiz
AYKUL: Ay gibi kutlu, ay kadar uğurlu
AYKUTLU : Ay gibi güzel ve uğurlu, uğurlu ay
AYMAN: Ay gibi güzel kimse
AYPAR: Görkem, saygı uyandıran görünüş, aybar
AYPARS: Ay gibi güzel ve pars gibi yırtıcı
AYPOLAT : Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
AYSUNGUR: Ay gibi güzel, sungur, gibi, akdoğan gibi avlayıcı kimse
AYTAR: Olanları bildiren, haber veren
AYTEKİN : Ay gibi parlak ve biricik. Çok değerli
AYTEMUR: Ay gibi güzel ve demir gibi sağlam
AYTOK: Ay gibi güzel ve tok
AYTOP: Yuvarlak ay, nurtopu gibi
AYTUĞ: Mızrağın ucuna yapılmış ayın üstüne yapılan tüy
AYTUNA: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli
AYTUNCA: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli
AYTUNÇ: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam
AYTÜN: Aylı gece
AYTÜRK: Ay gibi güzel ve Türk gibi güçlü
AYVAZ: Köroğlu destanında bir kahraman
AYYÜCE: Yücelerdeki Ay
AZAD: Kimseye bağlı olmayan,özgür,hür
AZAM: En büyük, ulu
AZAT: Hür, serbest. Kimseye bağımlı olmayan
AZEM: Büyüklük, ululuk
AZER: Ateş
AZİM: Bir şeyler yapmak için kararlı kişi, azmeden, azimli
AZİZ: Onur sahibi yüce, aaygıdeğer, manevi gücü çok üstün
AZMİ: Kemikli, kemikle ilgili, azim sahibi
AZRAK: Çok az bulunur, değerli

B ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

BABEK: Kafkas kökenli ayaklanma kahramanı
BABÜR: Hindistan aslanı
BABÜRŞAH: Moğol Devleti'ni kuran hükümdar
BADAK: Ufak tefek, ufak yapılı
BADAKALP: Ufak tefek yiğit
BADİ: Rüzgarla ilgili
BAGATUR : Yiğit, kahraman, batur, alp, bahadır
BAĞDAÇ: Bağdaşan, uyuşan dost
BAHA: Değer, güzellik
BAHADIR : Yiğit , kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen
BAHATTİN: Dinin güzelliği
BAHİR: Derya, deniz
BAHRA: Eski bir sınır kalesi
BAHRİ: Denizci, denizle ilgili
BAHTİYAR: Mutlu,şanslı
BAKIR: Kızıl renkli maden
BAKİ: Kalıcı, sürekli
BALABAN: Bir tür yırtıcı kuş, iri cins bir tür Doğan
BALAMİR: Tarihimizde bir kağan
BALATEKİN: Küçümen ve biricik, küçük şehzade
BALAY: Ay yüzlü
BALDAŞ: Bal gibi tatlı, taş, gibi sağlam, sert
BALER: Bal gibi tatlı kimse, bal gibi erkek, yiğit
BALKIR: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
BALTAŞ: Bal gibi tatlı, taş gibi sağlam, sert
BANGU: Çığlık, tiz, ses, yüksek ses, bağırtı, yankı
BARAK: Akıllı kişi, şaşkın
BARAN: Ulu, yüce, yüksek, iri
BARAN EGE: yağmur mevsimi, büyük ulu
BARANALP: Güçlü yiğit
BARANSEL: Güce, kuvvete ait
BARAY: Ezeli, öncesi olmayan, öncesiz
BARBAROS: Büyük denizci, kırmızı sakal
BARÇA: Hükümdar
BARIN: Güç, kuvvet
BARIŞKAN: Barışçıl
BARIŞTA: Barış zamanı doğmuş olan
BARKA:
Büyük bir çeşit sandal
BARKAN: Arap çöllerindeki kumul yapısı
BARKEV: Hediye
BARLAS: İyi savaşçı
BARTU: Eski bir hükümdar
BARTUNÇ : Güçlü tunç
BARUT: Yanıcı, yakıcı madde
BASKI: Kuvvet uygulamak
BASKIN: Beklenmeyen ani saldırı
BASRİ: Gören, görme ile ilgili, görebilmek
BAŞAĞA: Ağaların başı, kıdemli
BAŞAT: Hepsinden üstün, benzerlerinden üstün, egemen, en başta gelen
BAŞBAY: Çok varsıl kimse, baş zengin

BAŞDOĞAN: İlk doğan
BAŞEĞMEZ: Güçlü, baş eğmeyen, yenilmez
BAŞER: Başta gelen kimse, başta gelen er
BAŞHAN: Hanların başı
BAŞKAL: Her zaman baş kalasın
BAŞKAN: Baş olan kimse, bir topluluğun başı, önder
BAŞKUT: Şanslı, talihli
BAŞMAN : İleri gelen, sözü geçen kimse, bir topluluğun ileri gelen başı
BAŞOL: Lider ol, başa geç
BATI: Bir yön
BATIHAN: Batının sultanı, hanı
BATIKAN : Batı'nın Hanı ya da Batı'nın Kanı anlamında
BATIN: Allah’ın 99 isminden biri
BATIRAY: Yiğit Ay, hem yiğit hem ay gibi
BATIRHAN: Yiğit han
BATTAL: Büyük,iri
BATU: Güçlü
BATUĞ: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön, batı
BATUĞHAN: Güçlü han, yiğit, yönetici
BATUHAN: Güçlü Kuvvetli Han, Altınordu devletinin kurucusu Batuhan
BATUK: Güçlü, alp, yiğit
BATUR: Kahraman
BATURALP: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
BATURAY: Hem yiğit hem Ay gibi olan
BAVER: güvenmek, inanmak
BAYAR: Büyük, yüce
BAYBARS: Bir cins kaplan
BAYBORA: Zengin
Baycan: Zengin kimse
BAYDAR: Zengin
BAYDOĞAN: Çok zengin doğmuş olan kimse, varsıl doğan
BAYDUHAN: Kutluk Devleti şehzadelerinden
BAYDUR: Zengin ve ölümsüz olan
BAYDURALP: Zengin ve ölümsüz yiğit
BAYEZİT: Birçok Osmanlı şehzadesinin ortak adı
BAYFUN: Çok yorulmuş,yorgun
BAYGÜÇ: Zengin ve güçlü
BAYHAN: Zengin han
BAYINDIR: İmar edilmiş, onarılmış
BAYIR: Bir tepenin eğilimli yeri, yokuş
BAYKAL: Büyük bir göl
BAYKAM: Sağlığa kavuşturan kimse
BAYKAN: Soylu kimse, zengin ve soylu
BAYKARA: Doğan türünden yırtıcı bir kuş
BAYKURT : Malı mülkü çok olan kurt, zengin ve kurt gibi olan
BAYKUT: Kale muhafızı, zengin
BAYKUTAY: Zengin, kutlu ve Ay gibi güzel kimse
BAYMAN: Zengin kimse
BAYRAKTAR: Bayrak taşıyan
BAYRAM : Toplumsal özel kutlama günleri
BAYRAV: Çok yeğin, şiddetli
BAYRUK: Eskimiş
BAYSAL: Barış ortamı
BAYSAN: Varlıklı ve ünlü
BAYSU: Varlıklı ve su gibi değerli
BAYTAL: Yokuş
BAYTAŞ: Bir beye hizmet eden kimse
BAYTEKİN: Zengin ve biricik, varlıklı şehzade
BAYTOK: Zengin ve gönlü tok, bir kırgız oymağının kurucusunun adı
BAYTÜZÜN: Varlıklı ve adaletli
BAYÜLKEN: Eski türk inanışına göre göğün on altıncı katında oturan barış
BEDİR: Ayın ondördü, dolunay
BEDİRHAN:Han gibi Bedir
BEDRETTİN: Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce
BEDRİ: Ay gibi, aya benzeyen, aya ait
BEHÇET: Sevinç , güzellik
BEHİÇ: Gürleryüzlü, şen
BEHLÜL: Çok gülen, hayır sahibi, güler yüzlü
BEHRAM: Merih Yıldızı
BEHZAT: Doğuştan iyi, soylu kişi
BEKA: Kalıcı, ölümsüz
BEKİ: El değmemiş, bakir, tertemiz, bozulmamış
BEkir: Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen, çalışkan ve cömert kimse
BEKRİ: El değmemiş, bakir, tertemiz, bozulmamış
BEKTAŞ: Çok sağlam
BELEK: Armağan, hediye
BELGER: Benzerlerinin içinde seçilen, farklı olan
BENGİALP: Yiğitliği ve kahramanlığıyla sonsuza dek anılacak olan kişi
BERA: İlim ve irfan sahibi üstün erdemli kişi, fazilet
BERAN: Kötülükten uzak, erdemli
BERAT: Ödül belgesi
BERAY: Ayın en ışıltılı en parlak hali
BERDAN: Terk etmek, özgür bırakmak
BEREN: Güçlü
BERGE: İz, eser
BERHAN: Han soyundan, hanla ilgili, han üzerine
BERK: Sağlam, şimşek
BERKAN: Parıltı,parıldama
BERKANT: Sağlam ant
BERKAY: Işığı güçlü ay
BERKEL: Yiğit, güçlü
BERKER: Güçlü, sağlam kişilikli kimse
BERKİN: Sağlam güçlü
BERKOL: Sağlam ol, güçlü ol
BERKSU: Sert su
BERKTAN: Günün aniden ağarması
BERKTUĞ : Berk sağlam sancak, tuğ Osmanlı’da bir nişan demektir
BERSU: Suyun berrak hali
BERŞAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul ve tasdik eden kimse
BERTAN: Sabahın en erken meyvesi, şafak yemişi
BERTER: Yetenekli, üstün, değerli
BERTUĞ: Engel tanımayan, güçlükleri aşan
BERZAH: İnsanların ölümden sonra kıyamete kadar bekleyeceği yer
BERZAN: Yol gösteren
BESİM: Güler yüzlü
BEŞİR: Müjde getiren müjdeci
BEYAZIT: Birçok Osmanlı şehzadesinin ortakadı
BEYBORA: Bora gibi fırtınalı
BEYDOĞAN: Zengin doğan
BEYREK: Çok nazik olan kimse, beyefendi
BEYTULLAH: Allah'ın evi, Kabe
BEYZAT: Bey olarak doğmuş olan
BİLAL: Su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık
BİLGEALP: Bilgili ve cesur kişi
BİLGETÜRK: En bilgili Türk
BİLKAN: Bilgili
BİNALİ: Ali'nin oğlu
BİRHAN: Tek hükümdar
BİRKAN: Soylu
BİROL: Tek ol, anlamında
BİRTAN: Tek, eşsiz
BİŞAR: Altın, gümüş işlemeli değerli eşya
BOĞAÇ: Dede Korkut hikayelerindeki bir kahraman. Küçük yaşta boğa tarafından öldürüldüğü için kendisine bu isim verilmiştir
BOĞAÇHAN: İnanılmaz derecede güçlü , insanüstü gücü olan
BORA: Şiddetli fırtına
BORAHAN: Hükümdar, yönetici
BORAN: Ardından yağış getiren şiddetli rüzgar
BORANALP: Sert yiğit
BORANSÜ: Fırtına gibi olan er, asker
BORGA: Hüküm veren kişi
BOTAN: Dicle Nehri'nin bir kolu
BOZKURT: Türklerin Orta asyadan çıkışında yol gösterdiğine inanılan efsanevi kurt
BÖRTEÇİN: Yoğun sevgi,tapınma
BUGRA: Büyük erkek deve,Turna kuşu,Harizm hükümdarlarından birinin lakabı,Orta Asya’daki İlk Türk-İslam Devletlerinin hükümdarlarına verilen bir unvan.
BUĞRA: Erkek deve
BUĞRAHAN: Yürekli hükümdar, korkusuz hakan
BULUT: Havadaki su buharı kütlesi
BUMİN: Baykuş, puhu kuşu
BURAK: Hz. Muhammedin Miraç'ta bindiği efsanevi ata verilen isim
BURÇ: Kale kulesi
BURHAN: Delil, kanıt
BURHANETTİN: Dinin kanıtı, dinin delili, isbatı
BURKAY: İncinmiş kimse
BURLA: Ay gibi beyaz yüzlü siyah anlamındadır
BÜLENT: Yüksek, ulu
BÜNYAMİN: Hz. Yakup'un oğlu

C ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

CABBAR: Güç ve kuvvet sahibi kimse
CABİR: Cebreden, zorlayan, galip gelen, aziz ve kuvvetli olan, Allah'ın hükümlerini uygulamada güç kullanan
CAFER: Çay dere küçük akarsu
CAHİT: Çok çalışan
CALP: Güçlü
CANALP: Can yiğit
CANBEK: Özü pek, güçlü kişilikli kimse
CANBER: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
CANBERK: Sağlam, canlı, metin
CANBEY: İçten davranan
CANDAŞ: Dost, yakın
CANDEMİR: Canı demir gibi sağlam, demir gibi kimse, demir canlı
CANDOĞAN: Doğuştan sevimli ve içten olan
CANER: Yürekten sevilecek kimse
CANFER: Aydın bilgili, güçlü saygın
CANGÜR: Yaşam dolu, canlı
CANOL: yaşamım ol, canım ol, bana can ol
CANPOLAT: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimse
CANSER: Yaşama gücü
CANSOY: Candan bir soydan
CANSUNAY: Yaşam sun ve Ay gibi güzel ol
CANTEKİN: Dost, huzur dolu
CANTEZ: Aceleci, yerinde duramayan
CANTÜRK: Yaşam sevinci veren Türk
CARULLAH: Allah'a yakın olan
CAVİT: Ebedi, sonsuz
CAYMAZ: Sözünden dönmez, verdiği sözü tutar, vazgeçmez
CEBRAİL: Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri
CELAL: Öfke, kızgınlık
CELALETTİN: Büyüklük ululuk, hışım
CELASUN: Kahraman, cesur
CELAYİR: Moğolların kollarından birinin adı
CELİL: Ulu, yüce, manevi değeri yüksek olan
CEM: Hükümdar
CEMAL: Güzellik
CEMALETTİN: Güzellik taşıyan
CEMİL: Güzel
CENAN: Yürek, gönül kalp
CENAP: Şeref, onur
CENGİZ: Gözüpek, cesur
CENGİZHAN: Eski Moğollar'da Moğol hükümdarı
CENK: Savaş
CENKER: Savaşçı
CESUR: Cesaretli, yürekli
CEVAHİR : Kıymetli taş, cevher
CEVAN: Farsça'da genç, delikanlı anlamına gelir
CEVAT: Eliaçık
CEVDET: İyilik, güzellik, olgunluk, büyüklük,tazelik,kusursuzluk
CEVHER: Maden kaynağı
CEYHUN: Eski Türk isimlerinden, yiğit, güçlü kişi
CEZMİ: Kesin karar veren
CİHAN: Dünya
CİHANER: Dünyaya bedel
CİHANGİR: Cihanı ele geçiren
CİHANŞAH: Cihan'ın şah'ı
CİHAT: Din uğruna savaşmak
CİNDORUK: Bir dağın en yüksek noktası, doruğu
CİVAN: Yeni yetme, körpe, genç
COŞAR: Heyecan dolu, kabına sığmayan
COŞKUN: Yerinde durmayan
COŞKUNER: Kabına sığmayan kimse, coşkun yiğit, coşkun erkek
COŞKUNSU: Taşmış olan akarsu
CÖMERT: Pinti olmayan, eliaçık, gönlü yüce
CUMA: Müslümanlar için haftanın kutsal günü
CUMALİ: Cuma günü doğan
CUMHUR: Halk topluluğu
CÜNEYT: Binici

Ç ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ÇAĞA: Küçük çocuk, yavru, küçük kuş yavrusu
ÇAĞACAN: Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
ÇAĞACAR: Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
ÇAĞAKAN: Çağ, yani zaman gibi akan
ÇAĞAN: Mutlu gün, bayram
ÇAĞATAY: Yavru at, tay.
ÇAĞDA: Çağın içinde
ÇAĞDAN: Çağın içinden
ÇAĞDAŞ: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır
ÇAĞER: Bir çağda yaşayan yiğit.
ÇAĞLAYANTÜRK: Coşkulu Türk.
ÇAĞMAN: Çağdaş kimse, çağın insanı
ÇAKA: Savaş baltası
ÇAKIL: Deniz ya da akarsu kıyılarındaki yuvarlak küçük taşlar
ÇAKIR: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse
ÇAKIRER: Çakır kuşuna benzeyen kimse, ela gözlü kimse
ÇAKMAN: Açık süt mavisi renk.
ÇAKMUR : Eli sıkı kimse
ÇALIŞKAN: İşten yılmayıp çok çalışan
ÇAMER: Çam ağacı gibi güzel ve yiğit
ÇANGA: İyi bir soydan gelen, soylu
ÇAPAR: Durmadan koşan yiğit, atlı ulak
ÇAPIN: Çok hızlı koşabilen
ÇAVLAN: Bir akarsuyun yüksekten köpürerek döküldüğü yer, çağlayan
ÇAVLI: Tanınmış, ünlü, Selçukluların devlet adamlarından birkaçının adı
ÇELEBİ: Bey, ağa, görgülü ve ince kimse
ÇELİK: Su verilip sertleştirilen demir, polat
ÇELİKEL: Eli çelik gibi olan, çelik elli
ÇELİKER: Çelik gibi sağlam kimse
ÇELİKHAN: Güçlü ve kuvvetli hükümdar.
ÇELİKKAN: Sağlam kan
ÇELİKÖZ: Özü çelik gibi sağlam olan kimse, çelik özlü
ÇELİKTÜRK: Çelik gibi kuvvetli, sağlam, güçlü Türk.
ÇERİ: Asker, yeniçeri
ÇETİN: İstenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp
ÇETİNALP: Zorlu ve yiğit, sert yiğit
ÇETİNEL: Zorlu el, güçlü el
ÇETİNER: Sağlam ve güçlü kimse, çetin kimse
ÇETİNKAYA: Sağlam kaya, kaya gibi çetin
ÇETİNÖZ : Özü çetin kimse, çetin özlü
ÇETİNSOY: Kolayca yenilmeyen soy
ÇETİNSU: Çok hızlı, güçlü akan su.
ÇEVİK: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
ÇEVİKBİR: Çeviklikte üstüne olmayan.
ÇEVİKEL: Eli hızlı olan kimse.
ÇEVİKER: Hızlı yiğit
ÇEVİKÖZ: Özü çevik olan, çevik kimse
ÇEVREN: Gökyüzünün yerle birleşmiş gibi olduğu yer, göz erimi, ufuk
ÇIDAM: Güçlü olma,dayanıklılık.
ÇINAR: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç
ÇINAY: Gerçek Ay
ÇIRAĞ: Işık, meşale.
ÇIRAY: İnsan yüzü
ÇOĞAŞ: Isı ve ışık kaynağı olan gökcismi, Güneş
ÇOKAN: Dağın en yüce yeri doruk
ÇOKER: Çok yiğit

D ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

DAĞARDI: Dağın sırt kısmı,arkası
DAĞAŞAN: Dağları aşıp giden, engel tanımayan
DAĞHAN: Oğuz tanrılarından biri
DAĞISTAN: Türk kökenli Kafkasya ülkesi
DAĞLI: Dağlık yerleşim yerlerinde yaşayan kimse
DAĞTEKİN: Yalnız ıssız dağ
DALAN: Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı
DALAY: Deniz, dal gibi ince, ay gibi güzel
DALOKAY: Çokça beğenilen
DALSAR: Saldır ve sar, saldır ve kuşat
DAMRA: Peygamber efendimizin süt kardeşinin adı
DANIŞ: Bilgi, bilme, danışma
DARCAN: Sıkıntılı, sabırsız kimse, serçe büyüklüğünde boz renkli kuş
DARDOĞAN: Zamanını beklemeden doğan, sabırsız doğan
DARE: Yoldaş, arkadaş
DAVRAN: Hamle yap, atak yap
DAVUT: Sevgili, bir Peygamber adı
DAYANÇ: Katlanma gücü, dayanma gücü, dayanış
DAYANÇ: Sabretme gücü
DEĞER: Bir şeyin önemi,ederi
DEHA: Dahi
DELAL: Sevgiden üstün tutulan, hoş, sevimli, naz, cilve
DELİCE: Deli gibi taşkın
DELİKAN: Coşkulu, yerinde duramayan, çocukluk çağından ergenliğe eren kimse
DEMİR: Çok sağlam bir metal
DEMİRALP: Demir gibi sağlam yiğit
DEMİRAY: Demir gibi sağlam ve ay gibi güzel
DEMİRBİLEK: Sağlam bilekli, güçlü kimse
DEMİRBÜKEN: Demiri bükebilecek denli yiğit kimse
DEMİRCAN: Çok canlı, sağlam
DEMİRDELEN: Demiri delebilecek güçte olan
DEMİREL: Güçlü el
DEMİRER: Demir gibi sağlam kimse, güçlü kimse
DEMİRGÜÇ: Sağlam ve güçlü kimse
DEMİRHAN: Güçlü hükümdar
DEMİRKAN: Sağlam ve güçlü kan
DEMİRKAYA: Demir ve kaya gibi sağlam kimse
DEMİRKIRAN: Güçlü kimse, babayiğit
DEMİROK: Sağlam ok, demirden yapılmış ok
DEMİROL: Demir gibi güçlü ol
DEMİRÖZ: Özü demir gibi sağlam olan
DEMİRSU: Demir gibi sağlam ve su kadar berrak olan
DEMİRTAŞ: Demir ve taş gibi kimse, güçlü kimse, demir gülle
DEMİRTİKEN: Demir gibi sağlam biricik olan, demir şehzade
DEMİRTUĞ: Demirden yapılmış sorguç
DEMİRTÜRK: Demir gibi Türk
DEMİRYÜREK: Yürekli, yiğit, korkusuz, güçlü kimse
DEMREN: Okun ucuna geçirilmiş demir parçası
DENGİZ: Deniz
DENGİZER: Denizci, deniz eri, deniz adamı
DENİZALP: Denizler yiğidi
DENİZER: Denizci, deniz eri, deniz adamı
DENİZMAN: Denizci, deniz adamı
DENK: Uygunluk, eşitlik durumu
DENKER: Uygun er
DENKTAŞ: Yük yüklemeye yarayan, taş, denk taşı, aynı yaşta bulunan, yaşıt, akran, eşit özdeş
DERAN: Güzellik
DERİNÖZ : Özü derin olan kimse, derin özlü
DERLEN: Başkaları seni toplasın, derleme işine konu ol, toparlasınlar, toplan
DERVİŞ: Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi
DEVAN:
Koşmak, hızla gitmek
DEVRAN: Çağ, zaman
DEVRİMER: Devrimci, devrim yapan kimse, devrimin yiğidi
DİJDAR: Kale bekçisi
DİKALP: Dik başlı yiğit
DİKER: Başı dik kimse, dik başlı yiğit
DİKRAN: Bir kral ismi
DİKTAŞ: Eğik olmayan taş
DİLAVER: Yiğit, yürekli
DİLERCAN: Dileyen can, dileyen kimse
DİLMAÇ: Dili çok iyi bilen, dil ustası
DİLSAFA: Derdi olmayan, rahat
DİLŞAD: Gönlü hoş
DİNCEL: Dinç bir duruma gel, dinçleş, dinç el güçlü el
DİNÇ: Güçlü, kuvvetli, dayanıklı
DİNÇALP: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
DİNÇAY: Güçlü ve ay gibi
DİNÇER: Güçlü yiğit kişi
DİNÇERK: Güçlü kuvvetli kişi
DİNÇKAL: Hep dinç ol
DİNÇKAYA: Güçlü kaya, kaya gibi sağlam güçlü
DİNÇMEN: Sağlam, güçlü, kimse, güçlü erkek
DİNÇOK: Sağlam ok, güçlü ok
DİNÇOL: Gücü kuvveti yerinde biri ol, güçlü ol
DİNÇÖZ: Dinç kimse, dinç özlü, güçlü kimse
DİNÇSAN : Dinç ve ünlü
DİNÇSEL: Güçlü sel
DİNÇTAŞ: Güçlü taş
DİNÇTÜRK: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
DİRENÇ: Karşı koyma
DİRİCAN: Sağlıklı güçlü kimse
DİRİMTEKİN: Hayat dolu şehzade
DİRİSOY: Güçlü soy, canlı soy
DİRLİK: Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç
DİZDAR: Kale komutanı
DOĞAL: Olağan olarak ortaya çıkmış olan, doğaya uygun, yapay olmayan, yapmacıksız
DOĞAN: Yırtıcı bir kuş
DOĞANALP: Şahin ve yiğit, yiğit kimse
DOĞANER: Şahin gibi kimse, şahin gibi yiğit
DOĞANTAN: Tan gibi doğmuş olan, yeni tan
DOĞAR: Doğmazlık etmez
DOĞRUER: Yalan söylemeyen, haksızlık yapmayan kimse, içi dışı bir kimse
DOĞRUL: Herhangi bir yöne doğru yönlen, toparlan, dik duruma gel doğru ol
DOĞRUOL: Eğrilikten kaçın, haksızlık etme, içi dışı bir ol
DOĞRUÖZ: İçi dışı bir kimse, özü doğru
DOĞUER: Doğu yiğidi
DOĞUHAN: Doğunun hükümdarı
DOĞUKAN: Doğunun hakanı
DOĞUŞ: Hayata geliş
DOLUN: Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü
DORUKHAN: Yüksekteki hükümdar
DORUKTEKİN: Yüce ve biricik, yüce şehzade
DOST: Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, gönüldeş
DÖNMEZ: İnandığından geri dönmeyen kişi
DÖNMEZER: İnandığını yapan kimse, inandığı yolda giden kimse, sözünde duran yiğit
DÖNMEZSOY: Sözünden dönmeyen soy
DUHA: Kuşluk vakti, tan yeri
DUHAN: Kıyamet gününde çıkacak duman
DUMRUL: Dedem Korkut öykülerinde geçen bir ad
DURAN: Yerinde kalan, bekleyen
DURANER: Duran yiğit
DURCAN: Sen cansın, sevgilisin ve yaşamalısın anlamında
DURGUNER: Sakin kimse
DURHAN: Turhan
DURKAN: Soyu tükenmeyen
DURMUŞ/Dursun: Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi
DURSUN: Kalsın, yaşasın
DURUALP: Temiz ve yiğit kimse
DURUKAL : Temiz kal, berrak kal
DURUKAN: Soylu kan sahibi
DURUL: Suyun durulması, aklanması
DURUÖZ: Temiz özlü kimse
DURUSAN: Adı sanı temiz kimse
DURUSOY: Temiz soylu, saf kanlı
DURUTEKİN: Temiz ve biricik, pırıl pırıl ve bir tane olan kimse, temiz şehzade
DUYAL: Duygulu duyarlı çabuk duygulanan
DÜZGÜN: Yamuk olmayan,doğru

E ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

EBRAR: Hayır sahipleri, iyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar
EBUBEKİR: İlk halife
ECEBAY: Varlıklı ve ulu kişi
ECEVİT: Açıkgöz, çevik, çalışkan
ECİR: Güzel işler karşılığında alınan mükafat
EDEBALİ: Osman Gazi'nin hocası
EDGÜ: İyi
EDGÜALP: İyi ve yiğit
EDGÜER: İyi kimse, iyi er
EDİP: Edepli terbiyeli, edebiyatla ilgilenen kişi
EDİS: Yüce, yüksek
EDRA: Vücudu beyaz, başı siyah at
EFDAL: En değerli en yüksek
EFE: Ege yiğidi, ağabey
EFECAN: Afacan, hareketli, ele avuca sığmaz anlamlarını taşır
EFECAN / Afacan : Hareketli, ele avuca sığmaz, akıllı
EFEKAN: Yiğit bir soydan gelen
EFGAN: Ağlamak, feryat etmek
EFKAN: Çığlıklar, inlemeler
EFLAH: Feraha kavuşan, kurtulan
EFLAL: meyveleri yerde, kökleri gökyüzündeki bir cennet meyvesi
EFLATUN: Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, herşeyi bilerek doğan çocuk
EFRAHİM : Hz Yusuf'un oğlu
EFRAN: Sevinçli, mesut
EFSANE: Kulaktan kulağa yayılan öykü
EFTAL: En değerli en yüksek
EGEHAN: Engin denizlerin hükümdarı
EGEMEN: Sözünü geçiren
EĞİLMEZ: Boyun bükmeyen
EĞMEN: Talihli, uğurlu,kısmetli
EJDER: Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü
EKBER: Kebir kelimesinden, en büyük
EKE: Usta, bilgili, deneyli, yetişkin, açıkgöz, zeki
EKEMEN: Açıkgöz kimse, zeki kimse, bilgili, görgülü, deneyli kimse, eke
EKEN: Tarım ile uğraşan
EKENER: Toprağa tohum serpen kimse
EKİNER: Tarımla uğraşan kimse
EKMEL: En olgun olan
EKREM: Pek cömert, iyiliksever
ELBEK: İl beyi, ellerin beyi
ELBER: İyiligi ve ihsani bol olan demek
Elbir: Uzlaştırıcı, arabulucu, bir işi birlikte yapan
Elbruz: Boyu uzun yakışıklı
Elfida: Feda etme, gözden çıkarma
ELGÜN: Kamu, herkes
ELİT: Seçkin, üstün
ELYESA: Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bir peygamber
EMAN: Güvence
EMBİYA: Peygamberler, Evliya
EMİN: Güvenilir, kararlı
EMİR: Buyruk
EMİR EFE: '''Emir''', Müslüman Ortadoğu ülkelerinde bey, askeri komutan, vali ya da yüksek rütbeli subay 
EMİR KAAN: Peygamberin soyundan gelen, kükreyen
EMİR TAHA: Hz. Ömer'e Müslüman olmadan önce okunan ilk sure
EMİRAY: Emir ve ay isimlerinden oluşmuş
EMİRBEY: Yöneten saygın kişi
EMİRCAN: Peygamberin soyundan gelen
EMİRHAN: Emir veren
EMİRKAN: Bir kavmin, bir şehrin başı
EMRAH: Saz çalan oynayan
EMRAN: Kürkler, hayvan derileri.
EMRE: Aşık, halk ozanı, arkadaş
EMRULLAH: Tanrı buyruğu
ENBİYA: Peygamberler
ENÇ: Güvenilir kimse, erinçli kişi
ENDAM: Gül boylu, ince uzun, güzel endamlı
ENER: En yiğit, en er kişi
ENES: Peygamber efendimizin komutanı, insan
ENEZ: Secereli arap atı
ENFAL: Ganimet
ENGİNALP: Engin yiğit
ENGİNER : Engin yiğit, engin er, engin kimse
ENGİNSOY: Geniş soy
ENGİNTÜRK: Her yanı sarmış olan Türk - Derin bilgiye sahip Türk
ENGİZ: Ağaç filizi
ENGÜR: Hepsinden gür olan
ENİS: Arkadaş, dost
ENİS / Enes: Sevimli, dost canayakın
ENSAR: Koruyup gözeten, yardımcı olan
ENSARİ: Ensar kişilerden biri
ENVER: En ışıklı, en parlaki
ER: Erkek, yiğit, kahraman, yürekli, yetenekli, rütbesiz asker
ERACAR: Güçlü er gürbüz kimse
ERAKALIN: Alnı açık yiğit, ak alınlı kimse
ERAKINCI : Akıncı yiğit, akıncı asker
ERALKAN: Al kanlı yiğit
ERALP: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi
ERALTAY: Altay dağlarından gelmiş yiğit
ERAN: Yiğit diye anılacak kişi; anmakta geç kalma
ERANDAÇ: Başkasından anı kalmış yiğit
ERANIL: Yiğit olarak anılasın
ERASLAN: Aslan gibi korkusuz ve güçlü olan kişi
ERAY: Yiğit kişi
ERAYDIN: Aydın yiğit aydınlık yiğit
ERBAŞAT: Egemen olan yiğit
ERBATUR: Yiğitler yiğidi, er yiğit, bahadır
ERBAY: Saygın, yiğit
ERBERK: Cesur ve şimşek gibi hızlı
ERBEY: Yiğit bey
ERBİL: Yiğitliği ile bilinen
ERBİLEK: Yiğit bilekli, bükülmez bilekli
ERBİLEN: Bilgili, yiğit, bilen er
ERBİLİR: Bilen kimse, bilgili ve yiğit
ERBUĞ: Yiğitler başı, komutan
ERBUĞA: Boğa gibi yiğit kimse, yiğit boğa
ERCAN: Yiğit, korkusuz
ERCE: Yiğitçe, yiğide benzer bir biçimde
ERCENK: Savaşçı erkek
ERCÜMENT: Saygın, onurlu
ERÇELİK: Çelik gibi yiğit, çelik er
ERÇETİN: Sağlam yiğit çetin er, güç er, zorlu er
ERÇEVİK: Canlı, hareketli yiğit
ERDAĞ: Dağ gibi er, dağ gibi yiğit
ERDAL: Yeni dal, taze dal
ERDEMALP: Erdemli yiğit
ERDEMER: Erdemli yiğit
ERDEMİR: Demir kadar güçlü
ERDENER: El değmemiş yiğit
ERDENİZ: Denizci yiğit kişi
ERDİ: Ulaştı, yetişti, olgunlaştı, büyüdü, başakları olgunlaşmış ekin
ERDİK: Ulaştık, yetiştik, kavuştuk, eriştik
ERDİL: Gönül eri
ERDİLEK: Erken dilenen şey
ERDİM: Tanrı yolunda ermiş durumuna geldim" "eriştim" "olgunlaştım" anlamında
ERDİN: Ereğine ulaştın; Tanrı yolunda ermiş duruma geldin
ERDİNÇ: sağlam, güçlü esen
ERDOĞ: Erken doğ, yiğit doğ
ERDOĞAN: Yiğit doğan kişi
ERDOĞDU: Yiğit olarak doğdu, erken doğdu
ERDÖL: Erkek çocuk
ERDÖLEK: Ağırbaşlı, yiğit, uslu yiğit
ERDUR: Yiğit kal
ERDURAN: Duran, yaşayan yiğit
ERDURU: Katışıksız er, duru er
EREK: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç
EREKEN: Vaktinden önce eken, erken eken
EREL: Yiğit el
ERENALP : Ermiş yiğit
ERENCAN: Ermiş kimse, ermiş can
ERENEL: Ermiş el, yiğit el
ERENER: Ermiş yiğit
ERENGÜÇ: Ermiş ve güçlü kimse
ERENÖZ: Özü ermiş kimse
ERENSOY: Ermiş soy, yiğit soy
ERENSÜ: Ermiş asker, yiğit subay
ERENTÜRK: Her şeyi bilen Türk
ERENULUĞ: Ermiş ve ulu kimse
ERER: Yiğit er, yiğit erkek
EREZ: Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki
ERGENEKON: Dağın zirvesi
ERGENER : Henüz evlenmemiş evlenecek çağa girmiş yiğit
ERGİCAN: İstenilen iyi ve güzel şeye erişmiş kimse, erişilmş can Kendisine kavuşulmuş can
ERGİL: Er ile ilgili
ERGİNALP: Yetişkin yiğit
ERGİNBAY: Erişmiş, yetişmiş, olgunlaşmış ve zengin
ERGİNCAN: Olgunlaşmış kimse
ERGİNER: Yetişmiş, olgunlaşmış er
ERGİNSOY: Ergin bir hale gelmiş soy
ERGİSOY: İstediğine ulaşmış soydan olan kimse
ERGÖKMEN: Gök yüzlü ve sarışın erkek
ERGÖR: Erken gör
ERGUN: Hızlı , atak
ERGUN / ERGÜN: Sert başlı oynak hızlı at / Sulu serpken kar
ERGÜÇ: Güçlü er, erkek ve güçlü
ERGÜDER : Başka erleri güdecek denli yiğit
ERGÜLEÇ: Güler yüzlü kimse, güleç yiğit
ERGÜN: Yumuşak huylu
ERGÜNEŞ: Erken doğan güneş
ERGÜVENÇ: Güvenç olan kimse, güvenilir er
ERHAN: Yiğit hükümdar
ERHUN: Hun yiğiti
ERIŞIK: Yiğit ışık
ERİKER: Ermiş ve yiğit, yetişkin yiğit
ERİMER: Sevilen kimse, muştu olan er
ERİNÇER: Mutluluk içinde yaşayan kimse, dirlik düzenlik içinde yaşayan erkek
ERİS: Uyanık, zeki
ERİŞEN: Olgunlaşan, erginleşen, ulaşan, yetişen
ERİŞKEN: Erişkin
ERİZGİ: Akıllı kimse zeki erkek
ERK: Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik
ERKAL: Yiğit kal
ERKAM: Rakam, sayı
ERKAN: Erkek kanlı
ERKAYA: Kaya gibi güçlü
ERKE: İşe çevrilebilen güç
ERKEL: Güçle ilgili, güçsel
ERKER: Güçlü erkek, güç sahibi kimse
ERKINAY: Çalışkan kimse
ERKIŞ: Erken gelen kış
ERKİN: Tekbaşına iş gören, serbest
ERKİNER: İstediği gibi davranabilen erkek, özgür kimse, özgür yiğit
ERKMEN : Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse
ERKOÇ: Yiğit koç, koç gibi erkek
ERKOÇAK : Eliaçık erkek, cömert kimse, yiğit er, koçak er
ERKOL: Güçlü ol, güç sahibi ol, yiğit ol
ERKSAL: Güç Sal, güç gönder
ERKSAN: Güç sahibi ün, güçlü ad
ERKSOY: Güçlü soy
ERKSUN: Güç ver güç sun
ERKTİN: Güçlü ruh
ERKUL: Yiğit kul, yiğit kimse
ERKUNT: Sağlam er, dayanıklı er
ERKURT:
Yiğit kurt
ERKUT: Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit
ERKUTAY: Yiğit, uğurlu ve ay gibi kimse
ERKUTLU: Uğurlu yiğit, kutlu yiğit
ERLAÇİN: Sarp er, yalçın kaya gibi erkek, şahin gibi erkek
ERMAN: Erdemli yiğit
ERMİŞ: İstediğine kavuşmuş , dini inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, evliya
ERMUTLU: Mutluluk içinde yaşayan er
EROĞAN: Yiğit barış tanrısı, güçlü er
EROĞLU: Yiğit kişinin oğlu
EROĞUL: Yiğit oğul
EROĞUZ: İyi ve doğru erkek, iyi erkek arkadaş, tosun gibi erkek
EROL: Erkek ol sözünde dur anlamında
EROLAN: Yiğit olan, erkek olan, er olan
ERONAT: Güvenilir kimse
EROZAN: Yiğit ve şair kimse, yiğit şair
ERÖZ: Özü yiğit, yiğit özlü, yiğit kimse
ERSAL: Erkenden gönder, erken salıver
ERSAN: Yiğit ünlü, er sanlı
ERSAY: Yiğit olarak saygı göster
ERSAYIN: Saygıdeğer yiğit, saygı gösterilmesi gereken kimse
ERSEL: Yiğit sel
ERSEN: Kolay, zor olmayan
ERSEV: Erkek ol ve sev, erken sev
ERSEVEN: Erken seven kimse, yiğit kimse
ERSEVİN: Erkenden, vaktinden önce sevinç duy, vaktinden önce sevin
ERSEZEN : Vaktinden önce sezen kimse
ERSEZER: Erken sezer, vaktinden önce sezer
ERSON: son yiğit, son erkek anlamında, ailenin sonuncu erkek çocuğuna verilen ad
ERSOY: Erkek soy, yiğit soy
ERSÖZ: Yiğit sözü
ERSUN: Erken sun, vaktinden önce sun
ERSUNGUR: Yiğit ve doğan gibi yırtıcı
ERSÜ: Yiğit asker, yiğit subay
ERŞAN: Yiğit, ünlü, yiğit şanlı
ERŞAT: Doğru yolu bulan
ERŞEN: Şen, yiğit, şen erkek
ERTAÇ: Erkekliği taç gibi taşıyan
ERTAN: Tan gibi ateş renkli er
ERTAŞ: Yiğit ve taş gibi sağlam kimse
ERTAY: Yiğit tay
ERTAYLAN: Yiğit ve uzun boylu kimse
ERTE: Sonraki, gün; şafak sökme zamanı; herhangi bir işteki ilk başarı
ERTEK: Yiğit, ve tek er
ERTEKİN: Yiğit ve tek, yiğit prens
ERTEM: Erdem, fazilet
ERTEN: Sabah, gündoğumu anı
ERTÖZ: Yiğit ve cevherli kimse
ERTUGAY : Yiğitler topluluğu anlamında
ERTUĞ: Sorguçlu yiğit, tuğlu yiğit
ERTUĞRUL: Temiz yürekli doğru yiğit
ERTUNA: Yiğit, Tuna ırmağı
ERTUNCA : Yiğit, Tunca ırmağı
ERTUNCAY: Yiğit ve tunçtan yapılmış ay
ERTUNÇ: Tunçtan yapılmış, sağlam, yiğit erkek
ERTUNGA : Yiğit, hükmeden
ERTÜN: Akşamın ilk saatleri, gecenin başlangıç saatleri
ERTÜRK: Yiğit Türk, erkek Türk
ERTÜZ: Yiğit ve adaletli
ERTÜZÜN : Düzgün er, yiğit ve düzgün kimse
ERÜLGEN: Ulu yiğit, yüce yiğit, metin yiğit
ERÜN: Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit
ERÜNAL: Yiğit olarak tanın, yiğit olarak ün al
ERÜSTÜN: Üstün yiğit
ERVAN: Yiğit, cesur
ERYALÇIN: Çıplak, yalçın kaya gibi yiğit kimse
ERYAMAN: Her bakımdan alışılmışın üstünde olan yiğit
ERYAVUZ : Çok sert yiğit, yavuz erkek
ERYETİŞ: Çabuk gel
ERYILMAZ: Hiçbir şeyden korkusu olmayan yiğit, gözü korkusuz yiğit
ERYİĞİT: Yiğit erkek
ERZAN: Uygun, münasip, layık
ESAD: Çok uğurlu ve mutlu
ESAT: Çok uğurlu ve mutlu
ESENALP : Sağlıklı yiğit
ESENDEMİR: Sağlıklı ve demir gibi
ESENER: Sağlıklı yiğit
ESENTÜRK: Sağlıklı Türk
ESERALP: Yiğitliği dilden dile rüzgar gibi dolanan
ESERBEY : Çok yakışıklı ve beyefendi kişi
ESİNER: Sabah yeli gibi tatlı ve yiğit kimse, esin veren kimse
ESKİN: Yel, sert esen yel
ESKİNALP: Sert esen yel gibi yiğit
EŞREF: Şerefli, şeref sahibi, uğurlu
ETEM: Eksiksiz, tam
ETHEM: Kara, yağız at
ETİKA: Günah işlemeyen
ETİZ: Yüce, yüksek, değerli
ETKA: Takvayla yaşayan,Allah korkusu ile günahtan çok fazla çekinen
ETKİN: Etkileyici, yaptırıcı
EVGİN: Gecikmemesi gereken.
EVLİYA: Ermişler, koruyup gözetenler, Allah'a yakın olanlar
EVRE: Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama
EVREN: Kainat
EVRENSEL: Dünya ölçüsünde olan
EVSAD: Ahlak, huy
EYMEN: Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı, kutlu
EYMÜR: Varlıklı, iyi durumda olan oğuzlarda boy adı
EYÜP: Sabırın simgesi olmuş bir peygamber
EZDİ: Ezmek eylemini yaptı, ezip geçti, yendi
EZGÜTEKİN: İyi şehzade

F ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

FADIL:  Erdemli, üstün, parlak
FAHİR:  Onurlu, övülecek
FAHRETTİN:  Karşılıksız kabul edilen görev, iş
FAHRİ:  Gönüllü, onuru için o işi yapan
FAİK:  Başkalarından daha ileri, üstün
FAKİR:  Yoksul
FALAZ:  Toz savuran rüzgar
FARİS:  Binici, ata binmekte maharetli olan kişi, anlayışlı
FARUK:  Adaletli, hukuklu, keskin kararlı
FATİH:  Ülkeleri ele geçiren, fetheden
FATİH MERT:   Özü, sözü doğru yiğit, fetheden ve hüküm veren, Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarından biri
FAYSAL:  Keskin kılıç, hakim
FAZIL:  Erdemli, manevi değerce üstün
FAZLI:  Fazilet sahibi
FEDAİ:  Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen korkusuz kimse
FEHAMETTİN:  Büyüklük, ululuk gösteren kişi
FEHİM:  Anlayışlı, çabuk kavrayan
FEHMİ:  Anlayışlı kişi
FELEYTUN:  Lider
FERAMUZ:  Kale muhafızı, koruyucu
FERDANE:  Tek, yalnız
FERDİ:  Bireysel, tek başına
FERHAN:  Sevinçli, mutlu
FERHAT:  Zorluklarla savaşan
FERİD:  Bir tane, eşsiz
FERİDUN:  Tek, eşsiz, benzeri olmayan
FERİT:  Eşsiz benzersiz
FERMAN:   Buyruk, emir
FERRAN:  İki isimin baş ve son parçalarından oluşturulmuş
FERRUH:  Uğurlu, kutlu, aydınlık yüzlü kişi
FERYAT:  Çığlık, haykırış
FETHİ:  Fetih ile ilgili
FETHULLAH:  Tanrının fethi
FETİH:  Açılış, zafer
FETTAH:  Zafer kazanmış, üstün gelen, kullarının kapalı işlerini açan, Cenab-ı hakk'ın isimlerinden
FEVZİ:  Üstünlük, başarı, zafer ile ilgili
FEYYAZ:  Bereketli, gür, bol
FEYZİ:  Bereket, bolluk ile ilgili
FEYZULLAH:  Allah'ın feyzi, bereketi
FEZA:  Gökyüzü, uzay
FIRAT:  Geçit veren; ilk gelene ait olan; bir akarsuyumuz
FİKRET:  Düşünen, düşünce ile ilgi
FİKRETTİN:  Dini düşünce
FİKRİ:  Düşüncesel
FİRAS:  Yiğit, mert, binici, at yetiştirici
FUAT:  Yürek, kalp, gönül
FURKAN:  Yanlış ile doğruyu ayırt eden
FÜRKAN:  Hakkı, batıldan, doğruyu yanlıştan ayırma, tefrik

G ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

GAFFAR: Acıyan, bağışlayan
GAFFUR: Bağışlayan, acıyan
GAFUR: Bağışlayıcı, günahları affedici
GALİP: Kazanan, üstün
GANİ: Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen
GARABED: Liderlik yapan, öncü
GARİP: Kimsesiz, yalnız, yabancı, tuhaf
GAYRET: Olağanüstü çalışma, çaba, çalışma isteği, koruma, kayırma, esirgeme duygusu
GAZANFER: Yüreği ve bileği sağlam olan
GAZİ: Savaşta yara alan
GENCALP: Genç, yiğit
GENCAY: Genç, güçlü kişi
GENCER: Delikanlı, genç yiğit
GENCO: Genç o anlamına
GENÇ: Dinç, güçlü, sağlıklı
GENÇKAL: Hiç yaşlanma, her zaman genç kal
GENÇSOY: Yaşlı olmayan soydan, dinç kimse, soylu genç
GERAY: Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay
GERÇEK: Doğru, hakikat, var olan
GERÇEKER: Aslına uygun nitelikler taşıyan yiğit, gerçek yiğit
GERMAN: Hisar, kale
GEZEGEN:
Uzay boşluğundaki ışığı yansıtan cisimlerin ortak adı
GEZGİN: Yeni yerler görmek ereğiyle geziye çıkan kimse
GIYASEDDİN: Dinin yaratılmasına yardımcı olan
GİRAN: Ağırbaşlı, sakin
GİRAY: Kırım hanı
GİRGİN: Girişken, sokulgan
GİZAY: Gizlenmiş ay, saklı ay
GİZER: Giz gibi saklanan yiğit
GİZMEN: Giz saklayan kimse, sırdaş
GOKAY: Gök ve ay gibi güzel olan
GÖĞEN: Gök, mavi, yeşillik
GÖĞÜŞ: Sarı saçlı ve mavi gözlü kimse, gökmen
GÖKALP: Gök gibi, yiğit, kuvvetli
GÖKBARAN: Gökteki güç; gök gücü
GÖKBAY: Gök yüzlü ve zengin kimse
GÖKBEL: Yeşil bir dağın geçit veren yeri
GÖKBELEN: Yeşil bir dağın geçit veren yeri; yeşil tepe
GÖKBERK: Yeşil yaprak
GÖKBEY: Mavi gözlü bey
GÖKBORA: Fırtınalı gökyüzü
GÖKCAN: Yeşermiş, taze can, özlemle dolu can
GÖKÇEBEY: Mavi gözlü yiğit bey
GÖKÇEER: Mavi gözlü yiğit, sevimli yiğit
GÖKÇEL: Gök ile ilgili, gök rengini andıran
GÖKÇEM: Mavi gözlüm
GÖKDAL: Yeşil dal
GÖKDEMİR: Demir rengi, yeşil-mavi renk
GÖKDENİZ: Büyük mavi deniz
GÖKER: Çok yiğit
GÖKHAN: Göklerin hükümdarı
GÖKHUN: Eski Türk isimlerinden
GÖKMENALP: Mavi gözlü ve sarışın yiğit
GÖKMENER: Mavi gözlü sarışın yiğit
GÖKSAGUN: Mavi gözlü hekim
GÖKSAN: Şanı yüksek kimse
GÖKSEKİN: Gökyüzü senindir anlamında
GÖKSEVEN: Mavi seven, gökyüzünü seven
GÖKSEVER: Mavi sever, göğü sever, gökyüzünü sever
GÖKSOY: Gökyüzünden gelen
GÖKTAN: Mavi şafak, mavi tan
GÖKTAŞ: Mavi taş, uğur
GÖKTEKİN: Gökyüzlü ve biricik, mavi gözlü şehzade
GÖKTUĞ: Gök renkli Tuğ sahibi
GÖKTUNA: Mavi Tuna
GÖKTUNÇ: Mavi gözlü ve tunç gibi
GÖKTÜRK: Bir Türk boyu
GÖNEN: Mutlu, sevinçli
GÖRGÜN: Görme yetisi olan, gören, görmüş olan, iyi gören
GÖRKAY:  Güzel Ay, görkemli ay
GÖRKER:  Güzel ve yiğit kimse
GÖRKMEN:  Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek
GÖZEN:  Albenisi olan, göze güzel görünen, çekici, pınar, kaynak, göze
GUBBETTİN: Allah’ın adamı, mübarek insan
GUJAN:  Atik, güçlü
GURUR: Öz saygı
GÜCÜM: Dayandığım şey, dayanağım, güç aldığım
GÜCÜMER: Benim dayanağım olan yiğit, gücüm olan yiğit
GÜÇAL: Güç al
GÜÇHAN: Çetin han, güçlü han
GÜÇKAN: Güçlü soydan olan kimse
GÜÇLÜ: Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer
GÜÇLÜER: Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit
GÜÇLÜHAN: Kuvvetli hükümdar
GÜÇLÜTÜRK: Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk
GÜÇSEL: Çetin sel, zorlu sel, güçle ilgili, enerjik
GÜÇYENER: Yenici güç, zorlu güç
GÜÇYETER: Yeter güç
GÜLBAY: Gül gibi zarif ve saygın kişi
GÜLEÇER: Güler yüzlü yiğit
GÜLENER: Güler yüzlü yiğit, güleç er
GÜLERTAN: Gülümseyen sabah vakti
GÜLHAN: Gül gibi güzel hakan
GÜLMEN: Güler yüzlü kimse, güleç
GÜLTAN: Sabah vaktinin gülü, tan gülü
GÜLTEKİN: Güvenilir kişi
GÜNAL: Kırmızı güneş
GÜNALP: Güzel gün
GÜNALTAN: Kızıl sabah vakti ve güneş
GÜNAYDIN: Sabahları söylenen bir esenleme sözü, "gününüz aydın olsun"
GÜNBERK: Güneş gibi yakıcı ve sert
GÜNDAŞ: Aynı günde doğanlardan her biri, gündeş
GÜNDEMİR: Çok iyi bir gün, sağlam gün
GÜNDENİZ: Güneş ve deniz
GÜNDEŞ: Aynı günde doğanlardan her biri, aynı günde olan
GÜNDOĞAN: Doğan Güneş, doğan gün
GÜNDÜZ: Günün aydınlık zamanı
GÜNHAN: Aydınlıklar hükümdarı
GÜNŞİRAY: Aydınlık yüzlü
GÜNTÜRK: Işık saçan Türk
GÜR: Çok, bol, fazla
GÜRAL: Çok al, çok yaşa
GÜRAN: Bol bol hatırla
GÜRAY:  Bereketli, bolluk içinde olan ay
GÜRBÜZ: Sağlıklı, sağlam
GÜRDAL: Güçlü dal
GÜRDEMİR: Güçlü sağlam demir
GÜRE: Güçlü, dinç, ürkek
GÜRHAN: Güçlü, gürbüz hükümdar
GÜRKAL: Güçlü kal
GÜRKAN: Güçlü kanlı, kuvvetli
GÜRKAYA: Güçlü ve de kaya gibi sert
GÜRMAN: Güçlü, gürbüz
GÜROL:   Güçlü ol
GÜRSEL: Güçlü sel, çok güçlü
GÜRSES: Güçlü ses
GÜRSOY: Güçlü soy
GÜRTAN: Çok koyu şafak
GÜRTEKİN: Uğurlu, çok şanslı kişi
GÜRTUNA: Gürül gürül akan Tuna
GÜRTÜRK: Güçlü Türk
GÜVENÇ: İnanç, inanış
GÜYER:   Su yolu

H ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

HABİB: Sevgili, dost
HABİP: Sevilen kişi, yaren, dost
HACI: Kabe’yi ziyaret eden kişi
HADES: Birisini yenmek, kötülük
HADİ: Yol gösterici
HADRA: Yeşillik
HAFIZ: Ezberleyen, özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan
HAKAN: Kağan, eski Türk imparatoru
HAKİM: Akıllı, becerikli, hekim
HAKKI: Doğruluk, adaletli
HAKTAN: Allah'tan gelen, Allah'ın verdiği
HALDUN: Kalp, yürek, yüreklilik
HALİL: İçten dost, yakın arkadaş
HALİM: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
HALİME: Peygamberimizin (s.a.s) süt annelerinden
HALİS: Saf, katkısız, duru
HALİT: Süregelen, sürekli
HALUK: İyi ahlaklı, uyumlu
HAMDİ: Hamd eden, şükreden
HAMDULLAH: Allah övgüsü
HAMİ: Koruyan, arka çıkan, koruyucu
HAMİT: Şükreden, övgüye değer
HAMZA: Aslan
HANİFİ: Mezhep adı
HANSOY:  Han soylu, bey soyundan gelen
HANZALA: Uhud Savaşı şehitlerinden biri
HARUN: Huysuz at, postacı, inatçı
HASAN: Güzellik, iyilik
HASBİ: Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
HASİP: Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
HAŞİM: Ezen, kıran, parçalayan
HAŞMET :  İhtişam, büyüklük, görkemlilik
HATEM: Sonuncu en son olan, mühürcü
HAYATİ: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
HAYDAR: Aslan, cesur, korkusuz kişi
HAYRETTİN: Hayır eden, hayır sahibi
HAYRİ: Hayırla, iyilikle ilgili
HAYYAM: Çadırcı
HAZAR: Barış, bir yerde oturma hali
HAZIM: Hezimete uğratan
HAZİN: Hüzünlü, üzüntülü, acıklı
HAZRA: Türk musikisinde bir makam
HEBUN: Varlık, yaratılmış olan
HEJA: Kıymetli, değerli
HEPER: Her zaman yiğit
HEPYENER: Her zaman yener, hiç yenilmez
HEVİN: Aşk, sevda
HIDIR: Perde, mani
HIFZI: Saklamak, korumak, hafızaya almak
HINCAL: İntikamını al
HIZIR: Darda kalanların yardımına koşan
HIZLAN: Elini çabuk tut, hızını artır
HİCRİ: Göç eden, hicrete ait, hicretle ilgili
HİDAYET  :   Doğru yolu arama, bulma
HİDİV: Vezir
HİKMET: Gizine erişilmeyen
HİLMİ: Yumuşak huylu, sabırlı
HİMMET: Çalışma, çaba
HİRA NUR: Işık saçan güzel huylu
HİŞAM: Eski bir Endülüs hükümdarının adı
HUDAVENDİGAR: Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse anlamına gelir
HULKİ: İyi ahlaklı iyi huylu
HULUSİ: Saflık, doğruluk, içtenlik
HURŞİT: Güneş
HUZEYFE: Peygamber efendimizin sır katibinin adı
HÜDAVENDİGAR: Hükümdar
HÜDAVERDİ:Allah verdi, çocuk özlemi çeken aileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
HÜDAYİ: Allah’ın yarattığı
HÜR: Özgür, bağımsız
HÜRKAL: Hep özgür ol
HÜRKAN:  Özgürlüğüne düşkün bir soydan gelen
HÜSAMETTİN: Keskin kılıç, dinin keskin kılıcı
HÜSEYİN: Güzellik, iyilik
HÜSNÜ: Güzel, güzellik ile ilgili
HÜSREV: Büyük padişah, hükümdar
HÜZEYFE: Peygamberimizin sırdaşı

I ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ILBEYİ: Eski Osmanlı ileri gelenler için kullanılan ünvan
ILCAN: Ağacın gövdesi, ılımlı
ILGAR: Akın
ILGAZER: Ilgaz dağlarının yiğidi
ILGI: Soy, köken
ILICAN: Yumuşak, ılımlı kimse
IRHAN: Rehin koyma ya da başkaları tarafından rehin koyulma
IRIZ: Cesur, yiğit
IRŞA: Doğru yolu gösterme, uyarma
ISRA: Hz. Peygamberin miraç gecesi
IŞIKALP: Işıklı yiğit
IŞIKER: Aydınlık yiğit, ışıklı yiğit
IŞINBAY: Aydınlık ve zengin
IŞINER: Işın saçan yiğit
IŞINKAN: Aydın soydan gelen
IŞINSOY: Aydınlık bir soydan gelen
IŞIT: Işık ver, aydınlat
IŞITAN: Aydınlatan, ışık veren
ITRİ: Korkuya ait

İ ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

İBİŞ: Soytarı, palyaço
İBRAHİM: İnananların babası, hakların babası
İÇÖZ: İçi özü olan
İDRİS: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
İĞDEMİR : Araba okunun demiri, dülgerlerin ve heykelcilerin ağaç yontma aracı
İHSAN: Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmek
İKRAM: Sunma
İLBAŞ: Ülke lideri
İLBAY: Bir ilin, bir obanın yöneticisi
İLBEY: Egemen olan
İLBİLGE: Yurdun bilgesi
İLÇİ: Elçi
İLDEMİR: Sağlam, kuvvetli kişi
İLDENİZ: Ülkenin denizi
İLHAMİ: İçine doğmakla ilgili
İLKAN: İran'da devlet kuran bir Türk hükümdarı
İLKAY: Ayın ilk günlerindeki hali
İLKEM: Temel kanı
İLKER: İlkle ilgili, ilk erkek çocuk
İLKİ: İlk çocuk
İLKUT: Kutlu ülke, kutlu yurt
İLSAVAŞ: Ülke için savaş
İLSAVUN: Ülkeyi savun
İLSEV: Ülkeyi sev
İLSEVEN: Ülkeyi seven
İLSEVER: Ülkeyi sever, ülke sever
İLSU: Sularla kaplı ülke
İLTAN: Ülkenin ışığı
İLTAY: Ülkenin yavrusu, çocuğu
İLTEBER: Vali, kumandan
İLTEKİN: Ülkenin şehzadesi
İLTERİŞ: Ülkeyi derleyip toparlayan
İLTÜZER: Ülkeyi düzene sokan, derleyip toplayan
İLYAS: Mersin ağacı
İMAN: İnanç
İMAR: Şekillendirme, şekil verme
İMDAT: Yardım dilemek, yardım istemek , yardım beklemek
İMRAN: Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket
İMRE: Dost, arkadaş, ağabey
İNALKUT: İnanılır ve uğurlu kimse, uğurlu şehzade
İNALTEKİN: Güvenilir ve biricik olan, şehzade, prens
İNAN: İdare etmek gücü, yürütme
İNANÇ: Kabullenme, bağlanma
İNANIR: İnanan kişi, inanan ve güvenen kimse
İNANÖZ: İnanan kimse, özüyle inanan kişi
İNAYET: İyilik, lütuf
İNCEBEY: İnce yapılı ve soylu kişi, incelikli bey kişi
İNSEL: İnden, mağaradan çıkan sel
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun güzel kokulu sarımtrak çiçeği
İRADE: Emir, buyruk
İRFAN: Bilme, anlama sezme gücü
İRŞAD: Doğru yolu gösteren, uyaran
İRTEK: Erken doğan, er doğmuş
İSA: Hristiyanlığın kurucusu peygamber
İSFENDİYAR: İran mitolojisinde adı geçen hükümdar
İSHAK: Hüzünlü öten bir tür kuş
İSKENDER: Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
İSMAİL: Kutsal kitaplarda adı geçen kişi
İSMET: Haramdan ve günahtan çekinen
İSRAFİL: Dört büyük melekten biri
İSTEMİ: Göktürkler’in ünlü hakanı
İZGÜTAY: İyi yavru, iyi tay
İZZET: Değer, kıymet, ululuk, yücelik

J ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

JANBEK: Kuvvetli lider
JARİN: Yakınmak, haykırmak
JEFİ: Güçlü, deneyimli
JEHAT: Becerikli yetenekli
JENİN: Vurmak anlamında
JEYAN: Kükreyen ve kızmış olan
JİYAN: Kızgın

K ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

KAAN: Hükümdar, han
KABİL: Kabul eden, olabilir mümkün, önde ve ileride olan
KADİM: Ayak basan, ulaşan, varan
KADİR: Değer, onur
KADRİ: İtibar, değerle ilgili
KAĞAN: Hükümdar, hanların hanı
KAHHAR: Kahreden, üzen
KAHRA: Yeraltı
KAHRAMAN: Yiğit, cesur
KALENDER: Gösterişsiz, sade, tokgözlü
KAMBER: Sadık dost, köle
KAMER: Ay ışığı
KAMİL: Olgun, eksiksiz
KANDEMİR: Çok güçlü olan
KANER: Kanlı yiğit
KANİ: İnanan, inanmış
KANSU: Çin'in kuzey batısında önemli bir sınır kenti
KANUNİ: Kanuna ait kararla ilgili
KAPKIN: Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan
KAPLAN: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, postu çizgili, kedigillerden yırtıcı
KARAALP: Karaalp yiğit
KARACABEY: Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk beyi
KARACAN: Yağız, bir ağaçcık, Dedem Korkut öykülerinde bir yiğit
KARAGÖZ: Gözü açık, çalışkan bir kimse
KARAHAN: Tarihte bazı hanlara verilen ad, Anadolu'da bir devlet
KARAMAN: Esmer, kara yağız insan
KARAN: Karanlık
KARANALP: Kara yağız yiğit
KARANİ: Orta Anadolu’da bulunan, Veysel Karani'nin doğduğu köy
KARATAY: Anadolu Selçuklu devlet adamı
KARAYAĞIZ: Yağız, ünlü halk ozanı Karacaoğlan'ın adından
KARER: Yağız yiğit
KARGIN: Kabarmış su
KARHAN: Karların hükümdarı anlamında
KARTAL: Yırtıcı bir tür kuş
KARTAY: Kar gibi beyaz tay
KARTEKİN: Kar gibi beyaz ve de uğurlu kişi
KASIM: Bölen, kısımlara ayıran
KAŞİF: Bulan, meydana çıkaran kişi
KATİP: Değerli çalışkan
KAYA: Büyük ve sert taş kütlesi
KAYAALP: Kaya gibi sert yiğit
KAYAER: Kaya gibi sert ve sağlam yiğit
KAYAHAN: Kaya gibi sert hakan
KAYARAK: Giden akarsu, sel, çığ
KAYATEKİN: Kaya gibi sağlam şehzade
KAYATİMUR: Kaya demir, sert demir
KAYATÜRK: Kaya gibi sağlam ve sert Türk
KAYHAN: Güçlü hükümdar
KAYI: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
KAYIHAN: Güçlü kağan, sert han, sağlam han
KAZIM: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
KEMAL: Olgunluk, erdem
KEMALETTİN: Bilgi ve erdem sahibi
KEMALLETTİN: Dinin olgunluğu, eksiksizliği ve değeri
KENAN: Vaat edilmiş ülke, cennet Filistin
KENTER: Kentli
KERAMETTİN: Bağış, ihsan ağırlama
KEREM: Soyluluk, eli açıklık
KERİM: Kerem sahibi, cömert
KERİMHAN: Cömert hükümdar
KESKİN: Kesici, kararlı, kesin
KESKİNER: Sert yiğit, keskin erkek
KESKİNTÜRK: Sert Türk
KEYAN: Büyük hükümdar
KEZER: Kahraman
KILIÇ: Uzun keskin bir bıçak, silah
KILIÇALP: Kılıç gibi keskin yiğit
KILIÇER: Kılıç gibi keskin yiğit
KINAY: Çok çalışkan
KIRAÇ: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
KIRALP: Rengi kırçıl olan yiğit, kırçıl renkli yiğit, kır yiğit
KIRAN: Çevre, ufuk
KIRANER: Vurup ezerek parçalayan yiğit
KIRAT: Değer, düzey, kır renkli at
KIRCA: Kırçıla yakın, kıra benzer, kır gibi
KIRHAN: Kırçıl han
KIRTAY: Kır renkli at yavrusu, kır renkli tay
KIRTEKİN: Kırçıl şehzade
KIVANÇER: Sevinç olan yiğit, övünç olan yiğit, sevindiren kimse
KIZILTAN: Şafak vaktinin kızıllığı
KIZILTUĞ: Kızıl renkli tuğ
KİPER: Canlı, yiğit
KOÇER:
Koç yiğit, yiğitler yiğidi
KOÇHAN: Yiğit kağan
KONUR: Gururlu, inatçı, şık
KONURALP: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
KONURATA: Yiğit ata, onurlu ata
KONURBAY: Onurlu ve varsıl, onurlu bey
KOR: İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı
KORAL: Sınırları bekleyen
KORALP: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit
KORAY: Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
KORCAN: Kanı sıcak, kanı kaynayan
KOREL: Kor ateş durumuna gelmiş el
KORER: Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek
KORGÜN: Kızıl Güneş, kor durumdaki Güneş
KORHAN: Çok güçlü hükümdar
KORKMAZ: Korku bilmeyen
KORKUT: Büyük dolu tanesi
KORKUTALP: Korkusuzluğuyla başkalarına korku salan yiğit kişi
KOŞAL: Koşarak git ve al
KÖKEN: Temel, soy, çıktığı yer
KÖKER: Soyca yiğit olan kimse, kökü yiğit
KÖKNAR: Çam türünden, yatay dallı, kerestelik bir orman ve süs ağacı
KÖKSAL: Köksal, iyice yerleş, uzun yaşa
KÖKSALAN: Kökleşmiş olan, kök salmış olan
KÖKSAN: Köklü ün, köklü ad
KÖKSOY: Kökü derinlere giden soydan olan
KÖKTEN: Soylu
KÖROĞLU: Türk halk hikayesinin kahramanı
KUBAN: Kafkasya'da bir uygarlık
KUBAT: Kaba, biçimsiz
KUBİLAY: Moğol İmparatoru
KUDRET: Güç, kuvvet
KUNT: Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert
KUNTER: Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit
KUNTMAN: Sağlam ve iri yapıl erkek
KURANER: Kurucu kişi
KURT: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz
KURTALP: Kurt gibi yiğit
KURTER: Aldanmaz yiğit, işini iyi bilen yiğit, kurt yiğit
KURTUL: Güç bir durumdan kendini kurtar
KURU: Suyu, nemi olmayan, çelimsiz, sıska
KUSAY: Hz Muhammed'in bir akrabası
KUT: Uğur, talih, şans
KUTAL: Uğur al, uğurla ilgili, uğursal
KUTALP: İyilik getiren yiğit, uğurlu yiğit
KUTAN: Saka kuşu
KUTBAY: Uğurlu bey
KUTBERK: Uğurlu ve sağlam
KUTBETTİN: Arapçada dinin yücesi anlamına gelir
KUTCAN: İyilik getiren kimse, kutlu kimse
KUTEN: Adaletli
KUTER: İyilik getiren yiğit, kutlu yiğit
KUTHAN: Uğurlu kağan, kutlu kağan
KUTKAN: Uğurlu kan, kutlu kan
KUTLUAD: Adı uğurlu
KUTLUALP: Uğurlu yiğit
KUTLUAY: Uğurlu, kutlu ay
KUTLUBAY: İyilik ve zenginlik getiren
KUTLUBEY: Uğurlu bey
KUTLUCAN: Uğurlu ve can kimse
KUTLUEL: Uğur getiren el
KUTLUER: Uğurlu yiğit
KUTLUĞ: İyilik ve uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, kutlu
KUTLUHAN: Uğur getiren kağan
KUTLUTEKİN: Uğurlu ve biricik, uğur getiren şehzade, uğurlu prens
KUTLUTİN: Kutsal ruh
KUTLUTÜRK: Uğurlu Türk, kutsal Türk
KUTMAN: Uğur getiren, uğurlu kimse
KUTSAY: Uğurlu say
KUTSİ: Kutlanan, kutluluk sahibi
KUTSOY: Kutlu soydan gelen, soyu kutlu
KUTYAR: Uğurlu kimse
KUZGUN: Bir tür karga
KÜLTİGİN: Göktürk komutanı
KÜNTAY: Sağlam yapılı
KÜREN: Sarı ile dolu arası bir at rengi
KÜRŞAD: Eski Türklerde yiğit, alp
KÜRŞAT: Eski bir Türk adı

L ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

LACİN: Bir cins şahin, sarp, yalçın
LADEN: Pembe çiçekler açan, hekimlikte kullanılan bir ağaççık
LAMİ: Sert, çatık kaslı veya aslan
LAMİ: Parıldayan, parlak, ışık veren
LAŞA: Bir Gürcü kralının adı
LATİF: Yumuşak, hoş, nazik
LEBİB: Akıllı, zeki
LEFTER: Özgürlük
LEMA: Her şeye gücü yeten
LEMİ: Parlak, parıldayan
LEVENT: Eski deniz erlerine verilen ad
LEZGİ: Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir halk
LİDER: Önder, şef
LİVA: Bayrak
LOKMAN : Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim)
LUTFİ: Cennette ölümsüzlüge kavuşan
LUTFULLAH: Tanrı’nın lutfu
LÜTFİ: Cenneti gören, Cennet'te ölümsüzlüğe kavuşan kişi
LÜTFÜ: İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili

M ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

MACİT: Ünlü, isim sahibi
MAĞRUR: Gururlu
MAHFİ: Gizli, saklı, örtülü
MAHİR: Usta, yetenekli, becerili
MAHMUT: Övgüye değer
MAHSUN: Güçlü
MAHZUN: Kederli, dertli
MAKBUL:  Alınan kabul olunan
MALİK: Sahip, efendi
MALKOÇ: Osmanlıda akıncılar ocağının komutanı
MANAS: Kırgızların ulusal destanı
MANÇO: Manda yavrusu
MANSUR: Türk musikisinde bir düzen
MANUK: Delikanlı, küçük
MARUF: Herkesçe bilinen ve tanınan kişi, ünlü
MAŞİDE: Şan ve şeref sahibi anlamındadır
MAZHAR: Bir şeyin göründüğü ortaya çıktığı yer
MAZHAR:  Erimiş, erişen
MAZLUM: Yumuşak, sessiz, zülüm görmüş
MECİT: Osmanlı döneminde kullanılan gümüş sikkeye verilen mecidiye sözcüğünden
MECNUN: Deli, aklı başında olmayan
MEDET: Yardım eden
MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun
MEHAY: Sevgini ölümsüzlüğü
MEHDİ: Doğru yolda giden
MEHMET: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında
MEKİN: Nüfuz sahibi, oturup yerleşen
MELEN: Kıraç toprak
MELİH: Güzel, şirin
MELİK: Hükümdar, han
MELİKHAN: Hükümdar
MELİKŞAH: Selçuk sultanı
MEMATİ: Ölüm
MEMDUH: Övülmüş, övülmeye değer
MEMET: Mehmet'in farklı söylenişi
MENDERES: Akarsuların kıvrımları
MENGİ: Ölümsüz, sonsuz
MENGÜALP: Ölümsüz yiğit
MENGÜÇ: Güçlü ben
MENGÜER: Ölümsüz yiğit
MENGÜHAN: Ölümsüz kağan
MENGÜTAŞ: Ölümsüz taş, bengi taş
MENGÜTEKİN: Ölümsüz şehzade
MENGÜTİMUR: Ölümsüz ve demir gibi sağlam, ölümsüz demir
MENNAN: İhsan eden, verici
MERDAN: Mertler, insanlar, erkekler, yiğitler
MERGEN: Usta nişancı
MERKÜR: Güneşe en yakın gezegen olarak bilinir
MERT:  Cesur, yiğit, korkusuz
MERTCAN: Yiğit kimse, can
MERTEL: Eliaçık, cömert
MERTER: Sözünün eri, yiğit
MERTKAL: Her zaman mert olarak yaşa
MERTKAN: Mert soydan gelen, mert
MERTOL: Sözünün eri ol, yiğit ol
MERVAN: Emevi sülalesinin Mervan kolu
MESTAN:  Savruk, cüret sahibi
MESUT: Mutlu, sevinçli
METAAN:  Huzur, mutluluk
METE: Hun Türklerinin büyük hakanı
METEHAN: Büyük Hun İmparatoru
METİN: Dayanıklı , sağlam, soğuk kanlı
MEVLÜT: Dünya'ya geliş, doğuş
MİHAN: Sıkıntı
MİKAİL: Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
MİLİS: Halk gücü
MİRAN: Beyler
MİRKELAM: Hatiplik yeteneği olan kimse
MİRSAD: Durak
MİRZA: Emiroğlu beyi, hükümdar soyundan gelen, Doğu Türk devletlerinde asalet unvanı, Dubb-i Ekber yıldız kümesindeki parlak yıldız
MİRZAH: Üzüm çubuğunu bağladıkları ağaç
MİSBAH: Aydınlatma, ışık
MİTHAT: Övüş
MİZAN: Denge, terazi
MİZGİN: Müjde, müjdeli haber
MORAN: Dereden büyük akarsu, ırmak, müren
MUAMMER: Yaşayan
MUAZ: Aziz, izzet sahibi, saygı uyandıran, çok kıymetli, muhterem
MUCİP: Gerektiren, gerektirici
MUHAMMED: İslamiyet peygamberinin ismi
MUHAMMET:  Birçok defalar hamdu sena olunmuş, tekrar tekrar övülmüş, birçok güzel huylara sahip, Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden
MUHARREM: Din tarafından yasaklanan
MUHİP: Seven, sevişen
MUHİTTİN: Dini güçlendiren
MUHLİS: İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
MUHSİN: İyilik yapan
MUHTAR: Dilediği şekilde hareket edebilen
MUHTEŞEM: Görkemli, göz kamaştırıcı
MUKTEDİR: Bir şeyi yapmaya gücü yeten
MUNGAN: Cömert, eli açık
MUNİS: Sıcakkanlı sevimli
MURAT: İstek, arzu
MURTAZA: Seçkin seçilmiş
MUSA: Sudan gelmek anlamındadır, bir peygamber adı
MUSAB:  İsabet etmiş olan, dayanıklı, güçlü
MUSTAFA: Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
MUSTAN:  Tarihi güzellikleri dolu olan ilimiz
MUTİ: İyi kalpli, yumuşak başlı
MUTLUALP: Özlem ve isteğine kavuşmuş yiğit
MUTLUAY: Mutlu ve ay gibi olan
MUTLUCAN: Dertsiz, kedersiz
MUTLUHAN: İsteklerine kavuşmuş kağan
MUTLUTEKİN: Özlem ve isteklerine kavuşmuş ve biricik kimse, mutlu şehzade
MUTTAKİ: Sakınan, çekinen. Allah'tan korkan
MUTVER: Mutluluk ver, mutlu et
MÜCAHİT: Savaşçı, cihada katılan
MÜÇTEBA: Seçkin, seçilmiş
MÜFİT: Faydalı, yararlı
MÜJDAT: Müjdeler, muştular, sevinçli haber
MÜKERREM: Yardımsever, ikram sever
MÜKREMİN: Konuksever, ikram sever
MÜMİN: İnanan, iman eden
MÜMTAZ: Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
MÜNİR: Aydınlatan, ışık veren
MÜRSEL: Yollanmış, gönderilmiş olan
MÜRŞİT: İrşad eden, doğru yolu gösteren
MÜSLİM: Din bilgisi olan
MÜSLÜM: İslam dininden olan
MÜŞFİK: Acıyan, şefkat gösteren
MÜŞTAK: Özleyen, göreceği gelen
MÜZAHİR:  Yardım eden, koruyan, kollayan

N ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

NABİ:  Yüksek, yüce, haber veren
NACİ:  Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
NADİ:  Bağıran, haykıran
NADİR:  Ender, az bulunur, seyrek
NAFİ:  Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
NAFİZ:  İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen
NAHİT:  Venüs, Zühre yıldızı
NAİL:  Ele geçiren, muradına eren
NAİM:  Uyuyan, uykuda olan
NAKİ:  Temiz, çok ince ve zarif
NAMAL:  Ün al, adını duyur
NAMIK:  Yazar, yazan kişi
NAMİ:  Tanınmış, ünlü şöhretli
NARA:  Haykırma, söylenme
NART:  Yürekli, yiğit
NARTER:  Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
NASİP:  Birinin önceden alnına yazıldığına inanılan şey
NASREDDİN:  Yardımcı, imdada yetişen
NASUH:  Öğüt veren
NAŞİT:  Şiir söyleyen, şiir okuyan
NAYIR:  Arkadaş, dost
NAZIM:  Düzenleyen, tanzim eden
NAZİF:  Temiz, güzel
NAZMİ:  Vezinli, kafiyeli sözle ilgili
NEBİ:  Mesaj ileten, haberci
NEBİ BERZAH:  Ölümden sonra kıyamete beklenen yer
NECAT:  Kurtuluş, selamet
NECATİ:  Kurtuluşa ermek
NECDET: Güçlü ve korkusuz
NECİP:  Soyu temiz, cömert
NECMEDDİN:  Dinin yıldızı
NECMİ:  Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait
NEDİM:  Yakın dost, samimi arkadaş
NEDRET:  Az bulunurluk, seyreklik
NEHAR:  Gündüz
NEJAT:  Soy, asıl, hesap
NERGİZ:  Sarı beyaz açan soğanlı bir çiçek
NERİM:  Cesur, yiğit, pehlivan
NESİM:  Hoşa giden hafif rüzgar
NESİM:  Hafif esinti
NESİME: Hafif esen rüzgar
NESREN:  Nart Destanı'nda geçen mitolojik bir ad
NEŞAT:  Sevinç, neşe, şenlik, keyif
NEŞET:  Yetişme, meydana gelme
NEVŞAH:  Dal anlamındadır bunun yanında yeni bitmiş geyik boynuzu olarak da bilinir
NEVZAT:  Yeni doğmuş çocuk
NEZİH:  Temiz, pak, seçkin
NİHAD:  Yaradılış, kişilik
NİHAT:  Tabiat, huy
NİYAZİ:  Yalvarma, yakarma
Nizam:  Sıra, dizi, düzen, kural
NİZAMETTİN:  Düzenli, tertipli
NİZAMİ:  Kurallara uygun, düzenle ilgili
NOGAY:  Bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyunun adı
NOVA:  Bir yıldız grubunun adı
NOYAN:  Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi
NUH:  Eski metinlerde rahat anlamında, bir peygamber adı
NUMAN: Gelincik
NURAL:  Işık alan
NURALP:  Aydınlık saçan yiğit
NURBAY:  Aydınlık saçan erkek
NURER:  Aydınlık saçan yiğit
NURETTİN: Aydınlatın, dinin getirdiği nur
NURİ:  Işıklı, ışıktan gelen
NURSEZA:  Nura, ışığa ve aydınlığa layık
NURŞAT:  Nura boğulmuş
NURTAÇ:  Nurlu taç taşıyan
NURULLAH:  Allah'ın nuru anlamında
NUSRET:  Tanrı yardımı
NUYAN: 
Soylu kişi
NÜVİT:  İyi haber
NÜZHET:  Zevk, keyif, istek
NÜZHET: Eğlence, sevinç

O ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

OBEN: Erkek deve, o benim
OBUZ: Su gözesi, göze kaynak
ODHAN: Ateş kağan, ateş han
ODKAN: Ateş kan, ateşli kan, kaynayan kan, deli kan
OGAN: Barış tanrısı, gök tanrısı, güneş, güçlü, yiğit
OGANALP: Güneş gibi yiğit, gök tanrısı gibi yiğit, güçlü yiğit
OGANER: Gök tanrısı gibi yiğit, güçlü yiğit
OGANSOY: Tanrı soyundan, gök tanrısı soylu
OGÜN: O bilinen gün, hayatımızın değiştiği gün
OĞANALP: Gök tanrısı gibi yiğit, güçlü
OĞULBAL: Tatlı oğul, oğul balı, oğul arılarının yaptığı ak bal
OĞULCAN: Can oğul
OĞULTAN: Tan vakti
OĞULTEKİN: Biricik oğul, şehzade
OĞULTÜRK: Türk oğlu
OĞUR: İçten dost, samimi
OĞUZ: Gürbüz, delikanlı, temiz yaratılmış, iyi, doğru
OĞUZALP: Güçlü yiğit, iyi yürekli yiğit, dost yiğit
OĞUZER: Sağlam yiğit, dost yiğit
OĞUZHAN: Oğuzların başı
OĞUZKAN: Hükümdar soyundan gelen
OĞUZMAN: Sağlam, gürbüz, güçlü kimse, iyi yürekli dost kimse
OKAN: Akıllı, anlayışlı, öğrenen
OKANAY: Güçlü Ay, yiğit, Güneş ve Ay
OKANSOY: Tanrı soyundan, gök tanrısı soylu
OKAY: Beğeni, Satürn gezegeni
OKAYER: Ok gibi doğru, Ay gibi yiğit
OKAYGÜN: Ok gibi doğru, Ay gibi güzel, Güneş gibi yakıcı kimse
OKBAY: Ok gibi doğru ve varsıl kimse
OKCAN: Ok gibi doğru can
OKDEMİR: Demirden yapılmış ok
OKGÜÇ: Ok gibi doğru ve güçlü
OKMAN: Okçu, ok atan kimse
OKSAL: Okla ilgili, hızlı
OKSU: Düzenli ve hızlı bir şekilde akan su
OKTAN: Ok kadar hızlı
OKTAR: Ok taşıyıcı
OKTAY: Çok hiddetli, kızgın
OKTUNÇ: Ok tuncu; tunçtan yapılmış ok
OKTÜRK: Ok gibi Türk
OKYAR: Oku parçala
OLCAN: Canlı, hareketli
OLCAYTO: Şanslı
OLÇA: Savaş ganimeti
OLÇUN: Becerikli
OLGU: Gerçekte var ol
OLGUNAY: Dolunay durumundaki ay
OLGUNER: Bilgi ve görgüce gelişmiş erkek, olgunlaşmış erkek
OLGUNSOY: Gelişmiş soy, olgunlaşmış soy
OLSAN: Ad ol, san ol
OLTAN: Şafak ol, tan ol
OLTUN: Saygı gösterilen ol, saygın ol
OLTUNÇ: Tunç ol, tunç gibi sağlam ol
ONAN: Daha iyi bir duruma giren, eksiği kalmayıp gönül huzuruna eren, iyileşen
ONAR:  Eksiği kalmayıp gönül erincine ulaşır, daha iyi bir duruma gelir, mutlu olur
ONARAN: Düzelten, tamir eden
ONATKUT: İyi ve uğurlu
ONER: On kişiye bedel yiğit
ONGAN: Özlem ve istekleri yerine gelmiş, mutlu
ONGANER: Mutlu yiğit
ONGUN: Bol verimli, yararlı duruma gelmiş, mutlu, kutlu, gelişmiş, gürbüz, tapılan kişi, beğenilen kimse
ONGUNER: Mutlu yiğit, yararlı yiğit, kutlu yiğit, gürbüz yiğit
ONUK: Sevgili, dürüst
ONURAL: Onur sahibi ol
ONURALP: Saygıdeğer, aziz, yiğit
ONURSAL: Onurla ilgili, onur niteliğinde; saygı göstermiş olmak için verilen
ORAL: Türkler’in ilk yurtlarından
ORAN: Karşılıklı uygunluk, iki şeyin birbirini tutması, iki şey arasında ya da parça ile bütün arasında bulunan fark
ORANSAL: Oranla ilgili
ORBAY: Ordu komutanı
ORCAN: Üstün, kıdemli kişi
ORÇUM: Sağlam adam
ORÇUN: Arkadan gelenler, ahlak
ORHAN: Kentin hükümdarı; Osmanlı padişahı
ORHON: Eski bir Türk alfabesi
ORHUN: Asya da bir nehir
ORKAN: Orhan adının bir başka biçimi
ORKUN: Kentin hanı
ORKUT: Kutlu kent
ORMAN: Ağaçlarla örtülü geniş alan
ORSA: Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi
ORTAÇ: Tepe, kendine miras kalan kimse; bir hükümdarlığın tahtına Geçecek kimse, veliaht
ORTUN: Ortanca kardeş
ORTUNÇ: Tunçtan yapılmış gibi sağlam kale
ORUÇ: Müslümanların yeme içmeden vs. uzaklaştıkları bir ibadet
ORUN: En büyük makam
ORUNBAY: Büyük görevi olan kimse, makam sahibi
OSMAN: Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu
OTAĞ: Yüksek direkli, süslü, büyük çadır
OYMAK: Aşiret, küçük izci birliği
OZAN: Şair, halk şairi
OZANALP: Şair ve yiğit kimse
OZANAY: Şair ve Ay gibi kimse
OZANER: Şair ve yiğit
OZANKAN: Ozan soyundan gelen

Ö ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ÖCAL: Öç almaktan, intikal alan
ÖGEDAY: Çok akıllı, bilgili, Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın oğlu
ÖKKEŞ: Erkek örümcek, bir dağ adı
ÖKMEN: Akıllı, zeki
ÖKMENER: Akıllı, yiğit
ÖKSEL: Akılla ilgili, zeka ile ilgili, ussal, akılsal
ÖKTEM: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü
ÖKTEMER: Yürekli yiğit, güçlü yiğit, görkemli yiğit, ünlü yiğit
ÖKTEN: Güçlü, yiğit
ÖMER: Dirlik, canlılık yaşam gücü
ÖMÜRCAN: Yaşam boyu süren dostluk
ÖNAL: Daima önde olmak
ÖNALAN: Önce davranan, önde giden, başa geçen
ÖNCEL: Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren
ÖNCÜ: Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan
ÖNCÜER: Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit
ÖNDER: Lider, yönetici, şef
ÖNDERSARP: Ulaşılması zor lider
ÖNEL: Bir işin yapılması için verilen süre
ÖNEM: Bir şeyin nitelik ya da nicelik yönünden değeri olma durumu, değer
ÖNER: Önde gelen yiğit, önde giden erkek
ÖNGÖR: Önceden gör, ilerde olacakları sez
ÖNGÖREN: Önceden gören, önceden kestiren
ÖNGÜN: Önemli bir günün ya da bir bayramın öncesindeki gün, arife
ÖNOL: Önderlik et
ÖNSEL: Hiçbir denemeye dayanmadan, yalnızca akıl yordamıyla
ÖNSOY: Önde gelen soy
ÖNUMUT: Önde gelen umut, ilk umut
ÖRSAL: Örsü al
ÖRSAN: Örsü an
ÖRSEL: Örs gibi sağlam el
ÖRSKAN: Sağlam kan, örs gibi sağlam kan
ÖVER: Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun değerini belirtir
ÖVÜŞ: Birinin iyiliklerini söyleyerek beğenildiğini belirtme, Övme biçimi, övme yolu
ÖYMEN: Uğurlu, talihli
ÖZ: Bir kimsenin benliği, içsel varlığı; bir şeyin temel öğesi (mecaz olarak) ana nokta, can alıcı nokta
ÖZAK: Özü ak, özü beyaz, ak öz, beyaz öz
ÖZAKAY: Özü ak ay, özü beyaz ay
ÖZALP: Özü yiğit, öz yiğit
ÖZBAY: Özü zengin
ÖZBERK: Özü sert, özü sağlam
ÖZBEY: Özü bey
ÖZBİLGİN: Bilgin kimse, özce bilgili kimse
ÖZBİR: Özü sözü bir, doğru özlü
ÖZÇELİK: Özü çelik olan kimse, sağlam özlü
ÖZÇETİN: Özü çetin olan kimse, çetin kimse
ÖZÇEVİK: Hemen durum alabilen kimse, çevik kimse
ÖZDEĞER: Değerli kimse, özü değerli
ÖZDEM: içsel varlığım olan özü demir olan, demir özlü
ÖZDEMİR: Gerçek, özlü demir
ÖZDİLEK: İçten dilenen şey, içsel dilek
ÖZDİLP: Özü dilli, tatlı dilli
ÖZDİNÇ: Dinç kimse, özü dinç
ÖZDOĞA: Özce doğaya benzeyen kimse
ÖZDOĞAL: Özce doğaya uygun, doğal kimse
ÖZDOĞAN: Özce şahin gibi olan kimse
ÖZDOĞRU: Doğru kimse, özü doğru
ÖZDURU: İçsel varlığı duru kimse, temiz kimse
ÖZDURUL: İçsel varlıkça durulaş, özünü durulaştır, duru özlü ol
ÖZEK: Ağacın, bitkinin içi, özü, çalışkan, güç, soluk, nefes, okla Boyunduruğu birbirine bağlayan demir
ÖZEL: Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan; her Vakit görülenden ayrı, alışılmıştan
ÖZER: Özü er olan
ÖZERCAN: Özce erkek olan sevgili kimse, yiğit ve sevgil kimse
ÖZERDAL: Özce yiğit ve dal gibi kimse
ÖZERDEM: Özce erdemli kimse, özce iyilikçi, alçak gönüllü kimse
ÖZERK: Kendi kendini yöneten
ÖZERKİN: Özgür kimse, özerk kimse
ÖZEROL: Özce yiğit ol
ÖZERTAN: Özce şafak vakti gibi olan
ÖZERTEM: Özce erdemli kimse, iyilikçi, alçak gönüllü
ÖZGEBAY: Yaradılışça başka ve zengin kimse
ÖZGEER: Yaradılışça başka olan yiğit
ÖZGENALP: Özgür yiğit
ÖZGENÇ: Genç kimse, özce genç
ÖZGENER: Özgür yiğit
ÖZGER: Özge er, başka er, özge yiğit
ÖZGÜÇ: Özü güçlü
ÖZGÜLEÇ: Güler yüzlü kimse, özü güleç
ÖZGÜNER: Hiç kimseye benzemeyen yiğit
ÖZGÜNEŞ: Güneş gibi kimse, özü güneş
ÖZGÜRCAN: Özgür kimse, başkasının kölesi olmayan can, hür can
ÖZGÜREL: Özgürce iş gören el
ÖZGÜVEN: İnsanın kendine inanma duygusu, insanın kendi özüne duyduğu güven
ÖZHAN: Han soyundan gelen
ÖZİLTER: Özü yurdu savunan
ÖZİNAL: Özü inanç verici
ÖZİNAN: Özü inandırıcı
ÖZKAN: Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen
ÖZKAYA: Özü kaya, özü sağlam
ÖZKER: Sağlam, sağlıklı, er; temiz yürekli yiğit, yardımsever
ÖZKUT: Uğurlu kimse, özü kutlu
ÖZKUTAY: Uğurlu ay gibi kimse, özü uğurlu
ÖZKUTLU: Özü uğurlu, kutlu kimse
ÖZLEK: Toprağın özlü, verimli yeri; zaman; doğaüstü güç
ÖZLÜ: Özü olan, öz bölümü çokça olan; özleşmiş olan; içten gerçek
ÖZLÜER: Özü olan yiğit
ÖZMEN: Özlü kimse, içten kimse
ÖZMUŞTU: Özü müjde olan kimse
ÖZMUT: Mutluluk veren
ÖZOĞUZ: Tam Oğuz olan
ÖZOK: Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse
ÖZOL: Bir şeyin en güçlü bölümü ol
ÖZOZAN: Özü olan kimse, şair kimse
ÖZÖNDER: Gerçek önder olan kimse
ÖZPEKER: Özü sağlam yiğit
ÖZPOLAT: Özü çelik gibi yiğit
ÖZSOY: Özü temiz, soylu kimse
ÖZTAN: Gerçek şafak
ÖZTAŞ: Özü taş, taş gibi sağlam kimse
ÖZTEK: Eşi benzeri olmayan kimse, özü tek olan
ÖZTEKİN: Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade
ÖZTİMUR: Özü demir olan, öz demir
ÖZTİN: Gerçek ruh, öz ruh
ÖZTİNER: Gerçek ruh olan yiğit
ÖZTOK: Her şeye doymuş kimse, özü tok
ÖZTUNA: Gerçek Tuna Irmağı
ÖZTUNÇ: Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
ÖZTÜRK: Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk
ÖZÜAK: Temiz özlü kimse
ÖZÜDOĞRU: Doğru kimse, doğru özlü
ÖZÜPEK: Sağlam kimse
ÖZÜTOK: Her şeye doymuş kimse
ÖZVEREN:  Kendi özünden veren kimse, özverili

P ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

PAKALIN: Temiz, şerefli
PALA: Kısa, geniş kılıç
PAMİR: Yüksek dağlık külle
PAR: Çeşme, bahçe, gül bahçesi, alev
PARS: Yırtıcı bir hayvan
PASİN: Eski bir Türk oymağının adı
PAŞA: Bir askeri ünvan
PAYDAŞ: Eşit pay alanlarından her biri
PEHLİVAN: Güreşçi
PEKAK: Çok beyaz
PEKALP: Güçlü yiğit, sert yiğit, pek yiğit
PEKCAN: Dayanıklı
PEKÇETİN: Çok çetin; çok güç
PEKDEĞER: Çok değer, değeri çok
PEKDEMİR: Sağlam, dayanıklı, demir
PEKEL: Güçlü el
PEKER: Güçlü kişi
PEKİN: Kesin bilinen
PEKİNER: Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
PEKİNTÜRK: Kuşkuya yer olmayacak denli Türk, kesinlikle Türk
PEKKAN: Güçlü kan, sağlam kan, dayanıklı kan, sert kan
PEKOL: Sağlam ol, dayanıklı ol, sert ol, pek ol
PEKTAŞ: Sağlam taş
PEKTÜRK: Sağlam Türk, dayanıklı Türk
PEKÜN: Sağlam san, sağlam ün
PERK: Güçlü, sert
PEYAMİ : Haberle ilgili, haber veren
PEYDA: Hemen, acil
PEYMAN: Yemin etmek
PİRHAN: Yaşlı hükümdar
PİVAN: Ölçü, ölçülü
POLAT: Sertleştirilmiş, su verilmiş demir
POLATALP: Çelik yiğit
POLATHAN: Çelik gibi sert han, çelik kağan
POLATKAN: Çelik kan, sağlam kan
POYRAZ: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar
PUSAT: Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah

R ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

RABBANİ: Allah ile ilgili, kendini bütün varlığıyla Allah'a teslim eden
RACİ: Rica eden, dileyen
RAFET: Çok acıma
RAFİ: Kaldıran, yücelten, yükselten. Allah'ın isimlerinden
RAGIP: İçtenlikle isteyen, özleyen
RAHİLE: Sakin, rahat
RAHİM: Esirgeyen, acıyan
RAHMAN: Acıması bol olan
RAHMİ: Koruyan, esirgeyen
RAİF: Acıyan, esirgeyen
RAKİM: Yazan
RAMAZAN: Kameri yılın 9. ayı
RAMİ: Atıcı, mermi atan
RAMİN: Tropikal bir ağaç
RAMİS: Gerçekleri söylemeyen
RAMİZ: Remz eden, işaretleyen
RASİM: Resmeden, resim çizen
RASİN: Beyaz ay, dolunay
RASİT: Dürüst, güvenilir
RAŞİT: Doğru yola giden
RAUF: Çok acıyan, esirgeyen
REBER: Rehber
RECAİ: Umma, dileme
RECEP: Heybetli, azametli, saygı değer
REFET: Çok acıma
REFİG: Din uğruna çalışan
REFİK: Arkadaş, yoldaş, ortaklık
REHA: Kurtulma
REMZİ: İşaret ve gizliliğe ait
RENAN: Kizil kan
RENAS: Yol bilen
RESAT: Kahraman, cesur, savaşçı
RESİT: Yiğit, cesur
RESUL: Haber getiren
REŞAT: Aklın gerektirdiğini yapan
REŞİT: Akıllı, iyi davranan
REZZAK: Bütün canlıların rızkını veren
RIDVAN: Cennetin kapıcısı olan melek
RIFAT: Yükseklik, yüksek rütbeli
RIFKI: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
RIZA: Hoşnutluk, memnunluk
RİDA: Razı olan erkek
RIDVAN: Aslan gibi cesur, savaşçı beyi
RIFAT: Cesur, yiğit
RIFKI: Cesur, yiğit
RİHEM: Yağmur yağdığında toprağın kokusu
 RIZA: Yiğit, hükümdar
RIZVAN: Cennetin kapıcısı
ROBİN:  Güneşi görmek
RODİN: Işığın müjdecisi
ROHAT: Güneşin doğuşu
RONAY: Ayın hallerinden biri
ROZA: Pembe elmas
RUHİ: Ruhla İlgili
RUSEN: Sabah güneş doğarken ki zaman
RUSTU: Armağan, hediye
RUŞEN: Aydın, parlak
RÜKNETTİN: Bir şeyin temeli, dinin temeli
RÜMET: Değerli, şerefli
RÜSTEM: Ünlü Fars pehlivanının adı
RÜŞTÜ: Ergin, olgun
RÜZGAR: Yel, esinti, hava akımı

S ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

SABAHATTİN: Güzellik
SABİH: Güzel, şirin
SABİT: Yerinde duran kımıldamayan
SABRİ: Sabırla ilgili, sabırlı
SACİT: Secdeye varan, ibadet eden
SADAK: Sabah rüzgarı; ok kılıfı
SADETTİN: Saadete erme, mübarek olma
SADIK: Gerçek dost, yürekten bağlı
SADİ: Baht açıklığı
SADİCAN: Bahtı açık, candan, iyi insan
SADRİ: Anaya göre çocuk
SADULLAH: Tanrı kulu
SADUN: Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
SAFA: Saflık berraklık, gönül rahatlığı
SAFFET: Saflık, temizlik
SAFİ: Katıksız, ayırt edilmiş
SAĞAY: Yenisey Türklerine bağlı bir Türk boyunun adı
SAĞCAN: Sağlıklı can, sağlıklı kimse
SAĞHAN: İyi kağan, saygın saygıdeğer, kutsal kimse; hekim
SAĞLAM: Dayanıklı, güçlü
SAĞLAMER: Dayanıklı yiğit, yıkılmaz yiğit, güvenilir yiğit
SAĞLAR: Sağ olan; bulan, buluşturan
SAĞNAK: Kısa süreli şiddetli yağmur
SAHABİ: Hz. Muhammed'i görmüş, birlikte bulunmuş kimse
SAHİH: Makbul olan
SAİD: Kutlu, cennetlik
SAİM: Oruç tutan, oruçlu
SAİT: Kutlu, cennetlik
SAKIP: Parlak, aydınlık, delip geçen
SAKİN: Uslu, kendi halinde
SAKMAN:  Akıllı
SALGIR: Akarsu
SALİH: İyi, yararlı, yetkili
SALİM: Eksiksiz, sağ, sağlam
SALMAN: Özgür, hür
SALTI: Gezgin, seyahat eden
SALTUK: Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
SALUR: Oğuzların Üçok boyuna bağlı bir Türk kabilesi
SAMET: Sonsuz, ebedi
SAMİ: İşiten, dinleyen
SAMİM: Bir şeyin merkezi
SAMİR: Meyve veren ağaç
SANALP: Ünlü yiğit
SANBERK: Gücü ile anılan
SANCAK: Kutsal bayrak, çok değerli
SANCAR: Eski Türk adlarından; kısa kama
SANLI: Ünlü, meşhur
SANVER: Ününü ver
SARAÇ: At binim takımları yapan kişi
SARAL: Sararak al
SARAN: Kuşatan, örten, çevreleyen
SARGUT: Eski adlardan; açık saman rengi
SARP: Çetin, dik, ulaşılması zor
SARPER: Güçlü, dayanıklı kişi
SARPHAN: Sarp kağan
SARUHAN: Eski bir Türk beyi
SARVAN: Önde giden, deve süren
SATUK: Satı, satılmış
SAVA: Haber, müjde
SAVAŞ: Barışın olmadığı ortam, çatışma hali
SAVAŞER: Savaşçı yiğit
SAVAŞKAN: İyi savaşan
SAVTUNÇ: Sağlam tunç
SAYAN: Saygı gösteren, saymak eylemini yapan
SAYAR: Saygı gösterir, saygılı
SAYGI: Dikkatli, ölçülü, sevgi dolu davranma, hürmet
SAYGIM: Saydığım kimse, benim saygım
SAYGIN: Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
SAYGUT: Sayılan ve uğurlu, kutlu sayılan
SAYGUTER: Sayılan ve kutlu bilinen yiğit
SAYHAN: Saygı gösteren kağan
SAYIL: Kendini saydır, saygı gör, önemsen
SAYINER: Seçkin yiğit, değerli yiğit, saygı gösterilen yiğit
SAYKUT: Sayılan ve kutsal kimse
SAYRAÇ: Cıvıldayan, şakıyan, güzel ötüşlü
SAYTEKİN: Sayılan ve biricik, sayılan şehzade
SAZAK: Soğuk rüzgar; sazlık; kaynak
SEBÜK: Hızlı, çabuk; sevgili
SEBÜKALP: Hızlı, yiğit, çabuk yiğit, çevik yiğit
SEBÜKTEKİN: Hızlı ve biricik; hızlı şehzade, hızlı prens
SECCAD: Secde eden
SECEM: Yağan ilk yağmur
SEÇİM: Seçme işi; seçim günü doğmuş çocuğa verilen ad
SEÇKİNER: Herkesçe beğenilen yiğit
SEÇMEER: Seçilerek alınmış yiğit
SEDAT: Doğruluk, haklılık
SEFA: Saflık berraklık
SEFER: Yolculuk, savaş hali
SEFFAH: Cömert, eli açık
SEHA: Eli açık, cömert
SELAHADDİN: Dinine bağlı kişi
SELAHATTİN: Dinine bağlı kimse
SELAHATTİN Efe: Dinine bağlı
SELAMİ: Huzurla, selametle ilgili
SELÇUKER: Tezcanlı yiğit, hızlı yiğit, evecen yiğit
SELER: Taşkın yiğit, sel gibi yiğit
SELİM: Yumuşak huylu, sağlam
SELMAN: Özgür, hür
SEMAVİ: Sema ile ilgili anlamının yanında, semaya mensup diye de bilinir
SEMİ: İşiten, işitme kuvveti olan
SEMİH: Bol, cömert gönüllü
SEMİN: Değeri çok olan
SEMİR: Dost, arkadaş
SENAD: Övgü
SENAN: Parlak
SENCER: Kale
SENER: Sen yiğitsin
SENİH: Yüce, yüksek
SERBAY : Komutan, lider
SERBÜLENT: Baş savaşçı, lider
SERCAN: Canların özü, canın başı
SERDAL: Önde olan, lider
SERDAR: Komutan, önde giden asker
SERGEN: Raf, vitrin, yorgun
SERHAD: Sınır boyu
SERHAN: Hanların başı
SERHAT: Sınır boyu
SERİM: Başlangıç, sabırlı
SERKAN: Baş han
SERKUT: Mutlu, şanslı insan
SERMET: Öncesiz ve sonrasız
SEROL: Önder ol, başa geç
SERT: Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, katı
SERTAÇ: Baş tacı edilen kimse
SERTAN: Gecenin en karanlık en anında dünyaya gelen ilk ışıklar
SERTER: Sert erkek
SERVER: Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
SERVET: Varlık, zenginlik
SETTAR: Günahları örten
SEVÜK: Sevi, sevgi; sevilmiş, sevilen, sevgili; dost, arkadaş
SEYFEDDİN: Dini koruyan
SEYFETTİN: Dinin kılıcı
SEYFİ: Kılıç şeklinde olan
SEYHUN: Bir akarsu
SEYİT: İleri gelen
SEYMEN: Yiğit
SEYYİD: Lider, ileri gelen kişi
SEZA: Uygun olan, yakışır olan
SEZAİ: Uygun, yaraşır
SEZGİNER: Sezme yeteneği olan yiğit
SEZİ: Duyu, algılama
SIDAL: Biraz olgunlaşmış, erginleşmeye başlamış
SIDAR: Dayanıklı, güçlü
SIDDIK: Çok içten ve doğru kimse
SIĞANAY: Alageyik ve Ay gibi güzel
SIRAÇ: Nur saçan, ışıklı.
SIRAT: Yol
SIRRI: Gizemle, sırla ilgili olan
SITKI: Yalan söylemeyen, dürüst
SİDAR: Ağaç gölgesi
SİNA: İlaç yapılan bir tür bitki
SİNAN: Mızrak, süngü
SİPAHİ: Tımar sahibi asker
SİRAÇ: Işık, lamba, fener, mum, kandil
SOMER: Katışıksız yiğit, tam yiğit
SONA: Bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk
SONDAL: Artık ondan sonrası olmayan dal; (mecaz olarak) son çocuk
SONDER:  Son diyen; (mecaz olarak) son çocuk
SONEL: Artık ondan sonrası olmayan el; (mecaz olarak)son erkek çocuk,
SONER: Sonuncu yiğit
SONSUZ: Sonsuzluk
SORAL: Sorduktan sonra al
SORKUN: Bir tür söğüt
SOYALP: Soyu yiğit, soylu yiğit
SOYDANER: Soylu yiğit, iyi soydan gelen yiğit
SOYDİNÇ: Soyu dinç
SOYDİNÇER: Soyu dinç yiğit
SOYER: Soyu er, soyu yiğit, soylu yiğit
SOYHAN:  Soyu han olan, kağan soylu
SOYKAN: Soylu kan
SOYKURT: Soylu kurt, kurt gibi bir soydan gelen
SOYKUT: Soyu uğurlu kimse, soyca kutlu
SOYLU: Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
SOYSAL: Uygar
SOYTEKİN: Soyu biricik, soylu ve tek olan kimse; soylu şehzade
SOYUER: Yiğit bir soydan gelen, yiğit soylu
SÖKMEN: Yiğit
SÖNMEZER: Hiç sönmeden yanar yiğit; (mecaz olarak) sonsuza değin yaşayacak yiğit
SÖZER: İyi ve güzel konuşan yiğit; sözünün eri kimse
SÖZMEN: İyi ve güzel konuşan kimse
SUAD: Mutlu, mutlulukla ilgili
SUAVİ: Zorluklara dayanan
SUAY: Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
SUBUTAY: Cengiz Han'ın ünlü Moğol generalinin adı
SUDEYSİ: Kabe imamlarından Abdurrahman Es Sudeysi ’nin soyadı
SUFİ: Tasavvuf erbabı
SUNGU: Sunulan şey, birine sunulan şey, bağış, armağan, sunu
SUNGUN: Yetenek; eğilim; armağan edilebilecek nitelikte
SUNGUR: Doğana benzeyen bir alıcı kuş, atmaca, şahin akdoğan
SUNGURALP: Atmaca gibi ve yiğit, şahin yiğit
SUPHİ: Sabahla, aydınlıkla ilgili
SÜALP: Asker yiğit
SÜER:  Yiğit asker
SÜHA: Büyükayı takım yıldızının en küçük yıldızı
SÜHAN: Söz
SÜHEYL: Güney yarım kürede bulunan parlak yıldız, yıldırak
SÜKAN: Yiğit, yürekli, asker kan
SÜLEYMAN: Davud peygamberin oğlu
SÜMBÜL: Zambakgillerden, salkım çiçekli, keskin kokulu, soğanlı otsu bitki
SÜMER: Mezopotamya'da eski zamanlarda yaşamış olan bir kavim
SÜNER: Esneyebilir, esnek, uzayabilir, uzar
SÜNTER: Kızıl renkli, çavdara benzer sert buğday
SÜPHAN: Sönmüş volkan
SÜREL: Süreyle, zamanla ilgili, süreye değgin
SÜREYYA: Ülker yıldız takımı
SÜRSOY: Soyu sürdür; süren soy
SÜRURİ: Sevinçli, sevinçle ilgili

Ş ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ŞABAN: Kameri yılın 8. ayı
ŞADİ: Sevinç, neşe, mutluluk
ŞAFAK: Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık
ŞAHAB: Ateş, alev parçası
ŞAHAN: Şahin
ŞAHAP: Ateş, alev parçası
ŞAHİN: Bir tür yırtıcı kuş
ŞAHİNALP: Şahin gibi yiğit
ŞAHİNER: Şahin gibi yiğit
ŞAKİR: Şükreden, nankörlük etmeyen
ŞAMİL: Kapsayan, içine alan
ŞAN: İyi tanınma, ün
ŞANALP: Ünlü yiğit
ŞANLIBAY: İyi ün sahibi ve varsıl kimse
ŞANSIN: Yiğit
ŞANVER: Ünün, şanın her yana yayılsın
ŞAVLI: Bilgili, bilgisini iyi kullanan, bilim adamı, bilgin
ŞAYLAN: Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik
ŞAYLANER: Neşeli yiğit; incelikli erkek
ŞECAATTİN: Yüreklilik, yiğitlik
ŞEFİK: Şefkatli
ŞEHMUZ: Şah soyundan gelen
ŞEHRİBAN: Şehrin büyüğü, ileri geleni
ŞEMAŞİ: Davranışlar, alışkanlıklar
ŞEMS: Güneş
ŞEMSİ: Güneşe ait, güneşle ilgili
ŞENALP: Neşeli yiğit, şen yiğit
ŞENALTAN: Neşeli ve zengin kimse
ŞENCAN: Neşeli ve cana yakın
ŞENDOĞAN: Neşeli doğmuş kimse
ŞENKAYA: Neşeli ve kaya gibi kimse
ŞENTÜRK: Neşeli Türk
ŞENYAŞAR: Yaşamı şenlik, mutluluk içinde geçer, şen bir yaşam sürer
ŞERAFETTİN: Dinin şereflisi, büyüğü
ŞEREF: Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak
ŞERİF: Kutsal, mübarek
ŞERZAN: Savaşı bilen
ŞEVKET:  Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik
ŞEVKİ: Şevk, keyif, istekle ilgili
ŞEYHMUS: Peygamber soyundan gelen, düzgün, dürüst, hayırsever
ŞİMŞEK: Çok bulutlu, yağmurlu havalarda oluşan kırık çizgi
ŞİMŞEKER: Şimşek gibi yiğit
ŞİNASİ: Tanıyış, tanımakla ilgili
ŞİRAZ: Türk müziğinde eski bir makam
ŞİRVAN: Aslan yuvası
ŞİYAR: Duyarlı, hisleri güçlü olan
ŞUAYİP: Cemaat, topluluk
ŞÜKRÜ: Şükretme, hoşnut olma

T ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

TACETTİN: Taca ait
TACİ:  Taç ile ilgili
TAÇKIN:  Gurur
TAĞALP:  Dağ gibi yiğit
TAHA:  Hz. Ömer'e Müslüman olmadan önce okunan ilk sure
TAHİR:  Pak, temiz
TAHSİN:  Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam
TALAS:  Rüzgarın kaldırdığı toz; fırtına; kasırga
TALAT:  Yüz, surat, çehre
TALAY:  Büyük deniz, büyük nehir
TALAYER: Çok yiğit, deniz eri denizci
TALAYHAN:  Dal gibi kağan
TALAZ:  Dalga, kasırga
TALHA:  İslam dinini kabul eden ilk 10 kişiden biri, cennetle müjdelenmiştir
TALİP:  İstekli, isteyen, talep eden
TALU:  İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
TAMER:  Her şeyi ile yiğit olan
TAMERK:  Tam güçlü, özerk
TAMKAN:  Soylu kimse
TAMTÜRK:     Tümüyle Türk, herşeyi ile Türk
TANAÇAN:  Şafak gibi açılan, aydınlatan
TANAÇAR:  Şafak vaktinde açar
TANAĞAR:  Şafak vaktinin kızıllığı
TANAL:  Şafak vaktinin al rengi
TANALP:  Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
TANBERK:  Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse
TANBEY:  Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
TANCAN:  Şafak vakti doğan can
TANDOĞAN:  Ağaran şafak; şafakta doğan
TANDOĞDU:  Şafak vakti doğmuş olan
TANEL:  Eli ile ışık getiren
TANER:  Şafak gibi parlayan
TANERCAN:  Şafak gibi güzel ve can yiğit
TANERK:  Şafak gücü; güçlü şafak
TANFER:  Tan vakti
TANGÜÇ:  Şafak gücü
TANHAN:  Şafak kağan
TANIL:  Herkesçe bilinme, tanınma
TANJU:  Çince imparator, tanrı
TANKUT:  Şafak sevinci
TANKUTLU:  Uğurlu şafak, kutlu şafak
TANSEV:  Şafağı seven kimse
TANSOY:  Şafak gibi güzel soydan kimse
TANTÜRK: Şafak gibi Türk
TANUĞUR:  Şafak vaktinin uğuru
TANVER:  Işık saç
TANYER:  Şafağın doğduğu yer
TANYU:  Hakan, kağan, hükümdar; Çinliler’in eskiden Türk hakanlarına verdiği unvan
TANYUALP:  Yiğit kağan
TANYUTEKİN:  Biricik kağan, yiğit şehzade
TANYÜCEL:  Şafak vakti yüce ol
TANZER:  Altın rengindeki şafak
TARAN:  Tarla, geniş toprak, geniş yer
TARCAN:  Ayrıcalıklı dost
TARDU:  Armağan, hediye
TARHAN:  Soylu kimse, bey varsıl kimse
TARIK:  Sabah yıldızı
TARKAN:  Ayrıcalıklı, saygın
TAŞAR:  Kabına sığmaz, coşar, coşkun
TAŞCAN:  Taş gibi
TAŞDEMİR:  Taş ve demir gibi kimse
TAŞEL:  Sert elli
TAŞER:  Taş gibi sert yiğit
TAŞKAN:  Taş gibi sağlam bir kandan gelen
TAŞKIN:  Çoşun sular gibi hareketli kişi
TAŞKINER:  Kabına sığmayan yiğit, coşkun yiğit
TAŞTAN:  Taş gibi, taştan yapılmış gibi sağlam, taştan yapılmış
TAŞTEKİN:  Taştan yapılmış ve biricik olan; taş gibi sağlam şehzade
TATAR:     Bir Türk kavmi
TAYANÇ:  Dayanma gücü; sırdaş
TAYBARS:  Yavru pars
TAYCAN:  Genç ve güçlü kimse, tay canlı
TAYFUN:  Şiddetli rüzgar
TAYFUR:  Bir küçük kuş cinsi
TAYGAN:  Eşsiz, biricik
TAYGUN:  Çocuk genç
TAYGUNER:  Genç yiğit
TAYİP:  İyi, hoş, güzel
TAYKUT:  Genç ve kutlu, uğurlu
TAYLAN:  İnce, kibar, uzun boylu
TAYLANER:  Uzun boylu ve yakışıklı yiğit
TAYMAN:  Genç
TAYTİMUR:  Genç demir
TAYYAR:  Uçan, uçucu
TAYYİB:  İyi, hoş çok temiz
TECER:  Becerikli
TEKALP:  Biricik yiğit, tek yiğit
TEKANT:  Biricik yemin, tek yemin
TEKCAN:  Biricik sevgili
TEKİN:  Uslu, uğurlu, tek
TEKİN ALP:  Şehzade, yiğit
TEKİNALP:  Biricik yiğit; yiğit, şehzade
TEKİNER: Biricik yiğit
TEZKİNSOY:  Biricik soydan, biricik soy
TEKİZ:  Bir tek iz; ikiden azız, biriz
TEKOK:  Bir ok
TEKOL:  Biricik olasın
TEKSOY:  Biricik soy
TEMEL:  Asıl olan, önemli
TEOMAN:  Duman
TERİM:  Kavram
TEVFİK:  Başarıya ulaştırma
TEVHİT:  Allah’ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma
TEYFİK:  Uygun duruma getirme, Tanrı’nın yardımına kavuşma
TEZALP:  Aceleci yiğit, tez canlı yiğit
TEZEREN:  Çabuk yetişen
TEZOK:  Çabuk giden ok
TEZOL:  Elini çabuk tut
TINAZ:  Ot, saman; savrulmaya hazır ekin
TİBET:  Çin'in batısında özerk bir bölge
TİMUÇİN:  Sağlam, demir gibi
TİMUR:  Türk- Moğol imparatoru
TİMURCAN:  Demir can
TİMURHAN:  Demir han, sert kağan
TİMURKAN:  Demir kan
TİMURLENK:  Timurlar hanedanının kurucusu ve ilk hükümdar.
TİMURTAŞ:  Demir taş
TOKCAN:  Doymuş kimse
TOKER:  Gözü gönlü tok yiğit
TOKTAMIŞ:  Bir yerde yerleşik oturan
TOKTAŞ:  Tok gözlü ve taş gibi
TOKTİMUR:  Tok gözlü ve demir gibi; sağlam demir
TOKYAY:  Tok gözlü ve yay gibi çevik
TOLAY:  Topluluk cemiyet
TOLGAHAN:  Güçlü lider
TOLGAY:  Etraf, çevre
TOLUN:  Dolgun, dolun, bedir
TOLUNAY:  Dolunay, tam ay
TOLUNBAY:  Dolgun ve zengin
TONGUÇ:  İlk çocuk; çocuk
TORALP: Eğitilmemiş, toy yiğit
TORAMAN:  Sonradan ortaya çıkan, sonradan türeyen; tombul, iri yapılı
TOROS:     Güneydeki dağ sırası
TORUN:  Bir kimseye göre çocuğun çocuğu
TOYCAN:  Deneysiz genç, toy kimse, genç insan
TOYGAR:  Çayır kuşu
TÖREHAN:  Görgülü er, mert, yiğit
TUAL:  Resim yapmak için kullanılan çerçeveli bez zemin
TUFAN:  Çok ağır yağmur
TUGAY:  Bir askeri birlik
TUGBERK:  Göklerin hakimi
TUĞ:  Tepe tüyü
TUĞALP:  Tuğlu yiğit, sorguçlu yiğit
TUĞBAY:  tugay idare eden general anlamında
TUĞBERK:  Göklerin hakimi
TUĞER:  Tuğlu yiğit
TUĞFAN:  Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur
TUĞKAN:  Türkçe kökenli bir erkek ismi olup, "Soyu savaşçı olan kimse." manasına gelmektedir
TUĞLAN:  Sorguç sahibi ol
TUĞLU:  Şımarık
TUĞRA:  Padişah mühürü
TUĞRAB:  Topraktan gelen kişi
TUĞRUL:  Yırtıcı bir kuş
TUĞSAN:  Tuğuyla ünlü olmuş kimse
TUĞTEKİN:  Tuğlu şehzade
TUNAHAN:  Tuna nehri kenarında yaşayan son Osmanlı hükümdarına erilen son ad
TUNCA:  Bir nehir adı
TUNCAL:  Al renkli tunç
TUNCALP:  Tunç gibi yiğit, tunç yiğit
TUNCEL:  Tunç gibi el
TUNCER:  Tunç gibi er
TUNÇ:  Bir metal karışımı
TUNÇASLAN:  Tunçtan yapılmış aslan, tunç gibi sağlam, aslan gibi güçlü
TUNÇAY:  Tunç renkli ay
TUNÇBAY:  Tunç gibi sağlam ve zengin kimse
TUNÇBİLEK:  Tunçtan yapılmış bilek
TUNÇOK:  Tunçtan yapılmış ok
TUNÇSOY:  Sağlam soy, güçlü soy, tunç gibi soy
TUNÇTÜRK:  Tunç gibi Türk
TUNGA:  Güçlü, yiğit, rütbe
TURA:  Tuğra, Kalkan, siper
TURAB:  Hz Ali'nin lakaplarından biri
TURAÇ:  Keklik türünden, eti yenen bir av kuşu
TURAL:  Yaşamak
TURAN:  Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
TURAY:  Tur ay
TURGUT:  Konut
TURHAN: Onurlu kişi
TURNA:  Göçmen bir kuş
TUTUNÇ:  Tutunulacak şey
TUYAN:  Zengin, besili
TUYGAN:  Duyumsayan, duygulu, duyan
TUYGUN:  Duyumsayan, duygulu
TÜKEL:  Bütün
TÜMER:  Her şeyi ile yiğit kişi
TÜMHAN:  Tam bir kağan gibi olan kimse
TÜMKAN:  Soylu kan, tam kan
TÜMTÜRK:  Her şeyiyle Türk, tam Türk
TÜRKALP:  Yiğit Türk
TÜRKASLAN:  Aslan Türk
TÜRKAY:  Ay gibi parlayan Türk
TÜRKCAN:  Can Türk, sevgili Türk
TÜRKDOĞAN:  Türk doğmuş olan
TÜRKDOĞDU:  Türk olarak doğmuş olan
TÜRKER:  Türk erkeği
TÜRKEŞ:  Orhun yazıtlarında söz konusu edilen bir kahraman adı
TÜRKKAN:  Türk soylu
TÜRKMEN:  Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse
TÜRKNOYAN:  Türk başkomutanı
TÜRKÖZ:  Özü Türk olan
TÜRKSAN: Sanı Türk olan, Türk sanlı
TÜZÜNALP:  Düzgün yiğit, doğru yiğit

U ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

UBEYDULLAH: Allah'ın kulu, kölesi
UCA: Ulu, yüce, yüksek, erişilmez
UCAER: Yüce, yiğit, erişilmez yiğit
UCATEKİN: Erişilmez ve tek olan, yüce ve tek; yüce şehzade
UÇAN: Kanatlarını açarak yükselen, havada yol alan
UÇANAY: Gökte uçan Ay gibi olan kimse
UÇANOK: Uçarak giden ok
UÇANTEKİN: Kanatlı şehzade
UÇANTÜRK: Havada yükselen Türk
UÇARER: Kanatlarını açarak havada yol alan yiğit, uçar gibi giden yiğit
UÇHAN: Uç ilde hüküm süren han
UÇKUN: Uçmaya düşkün, uçmayı çok seven; anasınca uçmaya alıştırılan yavru kuş
UÇMAN: Uçucu, yerinde duramayan
UFUKAY: Ufuktaki ay
UĞURAL: Uğur sahibi ol
UĞURALP: Uğurlu yiğit
UĞURATA: Uğurlu baba, uğur getiren ata
UĞURCAN: Uğur getiren, uğurlu kimse
UĞUREL: Uğurlu el, uğurlu kimse
UĞUROL: Kut getir, uğurlu ol
UĞURTAY: Uğur getiren, uğurlu genç
UĞUT: Baygın, kuru, solgun; bol buğday
ULAÇ: Bağlayıcı, bağlayan
ULAM: Sürekli, kesintisiz
ULAŞ: Amacına, hedefin erişme
ULU: Yüce, büyük
ULUALP: Yüce yiğit, ulu yiğit
ULUANT: Kutsal ant, büyük yemin
ULUBAY: Yüce ve zengin kimse
ULUBERK: Sağlam, kuvvetli ve yüce kişi
ULUBEY: Saygın, değerli
ULUÇ: Büyük Türk denizcisi
ULUÇHAN: Altınordu Devleti hanlarından biri
ULUER: Yüce yiğit, seçkin yiğit
ULUĞ: Büyük, yüksek, gururlu
ULUĞTEKİN: Yüce şehzade
ULUHAN: Yüce kağan
ULUKUT: Büyük ve kutsal kimse
ULUM: Büyük , gösterişli
ULUNAY: Yüce ay, büyük ay
ULUÖZ: Yüce kimse, seçkin kimse
ULUSOY: Yüce bir soydan gelen kimse, yüce soylu ya da soy
ULUŞAHİN: Seçkin, erişilmez yücelikte ve şahin gibi kişi
ULUŞAN: Yüce, seçkin ad; yüce ün
ULUTAN: Yüce tan
ULUTEKİN: Yüce ve tek; yüce şehzade
ULUTÜRK: Seçkin Türk, yüce Türk
ULVİ: Yüce, yüksek
UMAÇ: Amaç, umut
UMAN: Olması istenilen bir şeyin olmasını dileyen, bekleyen
UMMAN: Engin deniz, okyanus
UMUR: Görgü, tecrübe
UMURALP: Görgülü, bilgili yiğit
UMUTLU: Umudu olan kimse
UNGAN: Doğru yolda olan
URAL: Asya'da bir sıra dağ
URAM: Büyük cadde, mahalle
URAS: Saadet, mutluluk
USAME: Bir arslan cinsinin adı, sahabe ismi
USLUER: Akıllı yiğit
USMAN: Uslu, akıllı kişi
USSAL: Akla uygun olan, akla yatan
UTKAN: Ateşli kan, od kan
UYANIŞ: Uykunun bitmesi, yeni bir hayat
UYAR: Uysal
UYARALP: İsteğe göre davranan yiğit, uysal yiğit
UYGUNER: Yakışır, yaraşır, yiğit; yararlı, işe yarar kimse
UYGURALP: Uygur yiğidi
UYTUN: Kutlu, kutsal
UZ: Usta, işe yatkın, becerikli
UZALP: Becerikli yiğit
UZBAY: Becerikli ve zengin
UZCAN: Becerikli kimse
UZEL: Usta el, becerikli el, işe yatkın el
UZER: Becerikli yiğit
UZGÖR: Geleceği görme, uzağı görme
UZGÖREN: Uzağı gören, geleceği gören
UZHAN: Becerikli kağan, Oğuzhan
UZMAN: Belli bir işte veya konuda beceri, görüş ve bilgisi olan kimse
UZMEN: Usta kişi, becerikli kişi
UZTEKİN: Becerikli ve tek; becerikli şehzade
UZTÜRK: Becerikli Türk

Ü ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ÜÇER: Üç yiğit
ÜLGENER: Yüce, yiğit, sağlam yiğit
ÜLKÜMEN: Amaç sahibi kişi, ülkücü
ÜMİT: Umut, umma, bekleme
ÜMİTALP: Umutlu yiğit
ÜMİTAY: Umutlu ay
ÜMİTCAN: Umutlu, hayırlı dost
ÜMİTHAN: Umut bekleyen hükümdar
ÜMİTKAN: Umut bağlanan
ÜMMET: Toplum, topluluk
ÜNAL: Ün almakla ilgili
ÜNALAN: Ünlenmiş kişi, iyi ad sahibi
ÜNALP: Ünlü yiğit
ÜNDOĞAN: Ünlü doğmuş kimse
ÜNER: Ünlü yiğit
ÜNKAYA: Tanınmış ve kaya gibi kimse
ÜNLEN: Herkesçe tanınma dileği
ÜNLER: Yüksek sesle bağıran
ÜNLÜER: Tanınmış, ünlü
ÜNOL: Ünlü olma
ÜNSAÇ: Her yana ününü duyurma
ÜNSAN: Ünlü ve sanlı
ÜNSAY: Tanınıp sayılma
ÜNSEVER: Ünlü olmayı seven
ÜNSOY: Tanınmış soy, ünlü soy
ÜNTÜRK: Tanınmış Türk, ünlü Türk
ÜNÜGÖR: Çok tanınmış, ünlenmiş, ünü yaygın ve çok
ÜNÜVAR: Herkesçe tanınır, ünlü
ÜRKMEZ:  Korkmaz
ÜSTER: Baş olan yiğit
ÜSTOL: Üstün olma
ÜSTÜNEL:  Güçlü el, iyi nitelikli el
ÜSTÜNER: Güçlü yiğit, iyi nitelikli yiğit
ÜVEYS: Arzu eden, isteyen
ÜZEYİR: Kuran-ı Kerim'de geçen bir isim

V ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

VAHA: Çöl ortasında sulak ve yeşillik yer
VAHAN: Kalkan, siper
VAHAP: Çok bağışlayan, ihsan edici
VAHDET: Bir ve tek olma
VAHDİ: Bir ve tek olmayla ilgili
VAHİD: Yalnız, tek
VAHİT: Tek, bir
VAKKAS: Okçu, savaşçı
VARAN: Giden, varan
VARGIN: Giden, varan
VARLIK: Zenginlik
VAROL: Varlığını sürdürme
VASIF: Ayırıcı özellik
VECDET: Zenginlik, coşku
VECDİ: Coşkunlukla, vecd ile ilgili
VECİHİ: Soylu, asil
VEDAT: Sevgi, dostluk
VEFA: Sözünde durma
VEFİK: Arkadaş, yoldaş
VEHBİ: Allah vergisi, doğuştan olan
VELİ: Sahip, sorumlu
VERGİN: Verici, özverili, sevgi dolu
VEYİS: Yoksul, muhtaç
VEYSEL: Garibanlık
VEYSİ: Fakir, muhtaç
VOLKAN: Yanardağ
VURAL:  Vurup almakla ilgili
VURGUN: Tutkun, aşık; dip sarhoşluğu

Y ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

YAFES: Hz. Nuh'un üçüncü oğludur
YAĞIZ: Yiğit; esmer
YAĞIZALP: Esmer, yiğit, karayağız yiğit
YAĞIZER: Esmer, yiğit, karayağız yiğit
YAĞIZTAY: Esmer, yiğit genç
YAĞIZTEKİN: Esmer ve biricik
YAHYA: 'Allah lütufkardır" anlamında
YAKIN: Uzak olmayan
YAKUP: Bir Peygamber adı
YALAZALP: Yalım gibi yiğit
YALÇIN: Sarp, sert, düz olmayan
YALÇINER: Sarp yiğit
YALÇINKAYA: Çıkılması güç, dik, büyük ve kaygan kaya
YALGI: Büyü, sihir; yalnız
YALGIN: Serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek
YALIM: Alev, ateş
YALIN: Sade, çıplak, katışıksız
YALINALP: Gösterişsiz kahraman
YALINAY: Bulutsuz gecedeki ay
YALINÇ: İçine başka bir şey karıştırılmamış, saf
YALKIN:
Yalnız, tek başına; ince, zayıf
YALMAN: Dik, sert, eğik; kesici alet ucu
YALTIRAY: Parlak ışık saçan ay
YALVAÇ: Peygamber gibi
YAMAN: Şiddetli, öfkeli, cesur, korkutan
YAMANER: İşbilir yiğit, becerikli yiğit
YAMANÖZ: Becerikli kimse, işbilir kimse, yaman kimse
YAMANSOY: İşbilir bir soydan gelen
YASER: Varlık, zenginlik
YASİN: Kuran-ı Kerimde bir surenin adı
YASİR: Sol tarafa giden
YAVER: Emir subayı
YAVUZ: İyi, güzel, iyi huylu
YAVUZALP: Korkusuz yiğit, yaman yiğit
YAVUZCAN: Yürekli, korkusuz kimse
YAVUZER: Korkusuz yiğit, yaman yiğit
YAVUZHAN: Güçlü, kuvvetli, cesur hükümdar
YAVUZSOY: Korkusuz soydan gelen kimse
YAZGAN: Yazar, yazan
YEKBUN: Tek olmak, birleşmek
YELER: Rüzgar gibi yiğit
YELTEKİN: Rüzgar gibi ve tek olan
YENAL: Galip gelme
YENGİ: Üstün gelme, yenme, utku, zafer
YETİŞ: Zor zamanların insanı
YETKİN: Becerili, olgun
YETKİNER: Yetişkin yiğit, olgunlaşmış yiğit
YILDIR: Işıklı , parlak
YILDIRALP: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
YILDIRAY: Parlayan ay
YILDIRER: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
YILDIRIM: Işıklı ve sesli bir doğa olayı
YILMAZ: Vazgeçmeyen kişi, kararlı
YİĞİT: Cesur, savaşçı
YİĞİTALP: Yiğitler yiğidi, erler eri
YİĞİTCAN: Güçlü ve yürekli kimse
YİĞİTEFE: Cesur, yürekli
 YİĞİTER: Güçlü ve yürekli erkek
YİĞİTHAN: Yiğit, cesur hakan
YOLAÇ: Çığır açma
YOLDAŞ: Aynı yoldan giden, arkadaş
YÖNDER: Yön gösteren, önder
YÖRÜK: Göçebe bir Türkmen oymağı ve bu oymaktan olan kimse
YULA: Meşale, ışık
YUNUS: Bir peygamber adı; bir memeli canlı
YURDAER:  Yurtsever, kahraman
YURDAHAN: Yurda kağan olan kimse
YURDAIŞIK: Yurda ışık olan kimse
YURDAL: Kendine yurt edinme
YURDUN: Yurda ait olan
YUSUF: Yakışıklı, güzel
YUSUF Efdal: Yakışıklı, güzel, daha üstün, erdemli
YUŞA: Bir peygamber adı, Hz. Musa'nın yeğeni
YÜCEALP: Büyük, ulaşılmaz ve ulu yiğit
YÜCEER: Ulu yiğit, ulaşılmaz yiğit
YÜCESAN: Ulaşılmaz soy, ulu isim
YÜCESOY: Ulaşılmaz soy, ulu soy
YÜCETEKİN: Ulu ve biricik, ulu şehzade
YÜŞA: Tarihte, Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa

Z ile başlayan erkek isimleri ve anlamları

ZABİT: Deniz subayı
ZAFER: Başarı, utku, galip
ZAHİD: Dinen yasak olan şeylerden sakınan
ZAHİR: Parlak
ZAHİT: Dini yasaklardan kaçan
ZAKİR: Zikreden, dua eden
ZAL: Mitolojik bir savaşçı
ZEKAİ: Zeka ile ilgili
ZEKERİYA: Erkek
ZEKİ: Akıllı, anlayışlı
ZEYNEL: Süslü, dikkat çeken
ZEYNİ: Süslü
ZEYREK: Akıllı, uyanık, anlayışlı
Zeytun: Arapça zeytin
ZİHNİ: Akılla ilgili
ZİKRİ: Zikirle ilgili, zikreden
ZİNAR: Kaya
ZİYA: Işık, aydınlık
ZOBU: İriyarı, delikanlı, hovarda
ZORLU: Dayanıklı, yenilmez
ZUHURİ: Orta oyununda bir karakter
ZÜBEYİR: Yazılı olan
ZÜBEYR: Yazılı küçük kitap
ZÜLFİKAR: Hz. Alinin kılıcı
ZÜLFÜ: Zülfikarla ilgili
ZÜLFÜKAR: Hz. Alinin kılıcı
ZÜLKÜF: Makam sahibi
ZÜMER: Kuran-ı Kerim'in 39. suresi
ZÜRAP: Toprağa atılan tohumun yeşermesi



En Güzel Kız İsimleri

Rus Takvimi Bebek Cinsiyeti Hesaplama



Türksat 4A Uydu Frekansları Ayarları Yapma, Kanal Arama Frekansı

2014 Yerel Seçim Adayları | Eski Seçim Sonuçları | Kıble Yönü Arama ve Sorgulama

Türkiye Hava Durumu Tahminleri, Güncel 5 Günlük ve 15 Günlük Tahminler

Yöresel Türk Yemekleri Tarifleri, Geleneksel Türk Mutfağı

Online Flaş Oyun Oyna | Milli Piyango Çekiliş Sonuçları Sorgulama

Oraya Nasıl Giderim, İki Adres Arası Haritalı Yol Tarifi Alma

İş Bulma ve Eleman Aranıyor İlanları

Türkiye Deprem Fay Haritası

Meslekler Rehberi, Meslekleri Tanıyalım

Devlet ve Özel Okullar Rehberi, Türkiye Eğitim Kurumları

Firma Rehberi, Türkiye Sektörel Şirket Rehberi

Özel Öğrenci Yurtları

Ramazan İmsakiyesi, İftar ve Sahur Saatleri, İmsak Vakitleri
Türkiye Namaz Vakitleri, İllere Göre Diyanet Namaz ve Ezan Saatleri
Türkiye Oteller Rehberi, Otel Haritaları ve Yol Tarifleri

İstanbul İETT Otobüs Seferleri Güzergahları

İstanbul Muhtarlıkları, Muhtarlık Adresleri ve Telefonları

Fatura Borç Sorgulama | Vergi Sorgulama | Sınav Sonuçları Sorgulama | Emniyet Trafik Sorgulama | Posta Kargo Sorgulama

İstanbul Rehberi | Ankara Rehberi | İzmir Rehberi | Bursa Rehberi | Antalya Rehberi
14 Şubat Sevgililer Günü | Acil Durum Telefon Numaraları | Son Depremler | Hava Durumu | Vitaminler | Belirli Gün ve Haftalar | Radyo Dinle
Sevdiklerinize ÇİÇEK Gönderin
| Video İzle | istanbul trafik Yol Durumu | Otomobil Rehberi |Turkey Map  
Sağlık Bilgileri | Diyet Tarifleri | Verem Nedir | Kuş Gribi Nedir | Domuz Gribi Nedir | Devlet Hastaneleri | SSK Hastaneleri

Rüya Yorumları

Faydalı Bilgiler

Güzel Sözler

İş Arama Siteleri

ATATÜRK

Astroloji

Acil Telefonlar

Yemek Tarifleri

Borsa, Ekonomi

Çocuk Siteleri

Finans-Piyasa

Burs Verenler

2.El Araba İlanları

Sağlık Bilgileri

E-devlet Kapısı

Eğitim Rehberi

Şans Oyunları

Emlak İlanları

Gazeteler

Aşk Mesajları

Döviz Altın Fiyatları

Üniversiteler

Seri İlanlar

Bedava TV İzle

Son Depremler

Şarkı Sözleri

Online Oyunlar

Motorlu Taşıtlar Vergisi

Bebek İsimleri ve Anlamları

Atatürk Resimleri

Havalimanı Telefonları | Havayolu Firmaları ve Telefonları | Havayolu Web Adresleri | Havalimanı Uçuş Bilgileri

TC Kimlik No Sorgulama | Şifalı Bitkiler | IBAN Nedir | Banka Şubeleri | İngilizce Türkçe Sözlük

Ehliyet Sınav Soruları İndir | İstanbul Aile Hekimi Sorgulama | Aile Hekimi Sorgulama | Hac Kura Sonuçları Sorgulama | Yurtdışı Namaz ve İmsak Vakitleri | Dini Bilgiler |

Hoşgeldiniz.

Sayfamızı sosyal ağınıza ekleyerek arkadaşlarınızla da paylaşabilir veya daha sonra sık sık ziyaret edebilirsiz. Sağ üsteki X simgesine tıklayarak bu pencereyi kapatabilirsiniz.