Türk Yemek Tarifleri Rehberi





» Ana Sayfa
» A. KADİR BİLGİN
» A.KADİR
» ABDURRAHİM KARAKOÇ
» ADNAN YÜCEL
» ADNAN ÖZER
» AFŞAR TİMUÇİN
» AHMED ARİF
» AHMET ADA
» AHMET ERHAN
» AHMET HAMDİ TANPINAR
» AHMET KUTSİ TECER
» AHMET MUHİP DIRANAS
» AHMET OKTAY
» AHMET SELÇUK İLKAN
» AHMET TELLİ
» AHMET UYSAL
» ARAGON
» ARTHUR RIMBAUD
» ARİF NİHAT ASYA
» ATAOL BEHRAMOĞLU
» ATTİLA İLHAN
» AYDIN HATİPOĞLU
» AZİZ NESİN
» AŞIK VEYSEL
» BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
» BEHÇET NECATİGİL
» BEHÇET AYSAN
» BEKİR SITKI ERDOĞAN
» BERTOLT BRECHT
» CAHİT KÜLEBİ
» CAHİT SITKI TARANCI
» CAN YÜCEL
» CEMAL SÜREYA
» CEMAL SAFİ
» CEVAT ÇAPAN
» CEZMİ ERSÖZ
» CHARLES BAUDELAİRE
» ECE A. GÜNEL
» ECE AYHAN
» EDGAR ALLAN POE
» EDİP CANSEVER
» ENİS BATUR
» ERDEM BEYAZIT
» ERHAN GÜLERYÜZ
» EZRA POUND
» FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
» GARCİA LORCA
» GÜLTEN AKIN
» HİLMİ YAVUZ
» HÜSEYİN YURTTAŞ
» MELİH CEVDET ANDAY
» METİN ALTIOK
» METİN DEMİRTAŞ
» METİN ELOĞLU
» MURATHAN MUNGAN
» NAZIM HİKMET
» NECİP FAZIL KISAKÜREK
» NURULLAH GENÇ
» ONAT KUTLAR
» ORHAN VELİ KANIK
» PABLO NERUDA
» PAUL ELUARD
» PAUL VERLAİNE
» REFİK DURBAŞ
» RIFAT ILGAZ
» S.KUDRET AKSAL
» SALİH POLAT
» SEZAİ KARAKOÇ
» SHAKESPEARE
» SUNAY AKIN
» TURGUT UYAR
» YAHYA KEMAL BEYATLI
» İBRAHİM SADRİ
» YILMAZ ERDOĞAN
» YILMAZ ODABAŞI
» İLHAN BERK
» ÜLKÜ TAMER
» ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
» ZİYA OSMAN SABA
» ÖMER HAYYAM
» ÖZDEMİR ASAF
» ÖZDEMİR İNCE
» ŞÜKRAN KURDAKUL








TEN ORDA YIRTILIR


Karlı dağı tarttım ve söğütlerin
gölgelediği dereyi. Eşittiler
yeşim taşının oluştuğu ve
bebeğin memeden kesildiği
vakitlerde. Göreli nicelikler
ama kim emin niteliklerden?

Geçti geçen: Anımsamıyorum artık
kimdi ilk seviştiğim kadın? Belirsiz
sarıldığım gövde. Kemikli miydi sırtı
var mıydı öpüşünde yeni sulanmış
bir bahçenin serinliği?

Yitirdim anlamları çoktan;
duyumsuyorum ama çürüyen kökü
aşınan bazaltı, yırtılan
damarını elmasın.
Siliniyorum mevsimlerden
sayfalardan, oyluklardan;
uçucu bir kokuyum sanki.

Dönen de benim ama gecenin
hazinelerine. Giz dolu izbeler, yatak odaları
açık unutulmuş musluklar: Yabanıl
evren kapılarıdır hepsi. Dinlerken
ve düşlerken, geçerim ormanların
ve toprakların karanlığından. Büyütürüm
beslerim hayvanımı. Ten
orda yırtılır ve kıpkızıl kesilir gül.

"Dur gitme! Çok güzelsin" diyeceğimiz
an yok hâlâ. Kara duygulu zamanın
tohumu içimizde yeşeren. Kendisi için
bile havada dağılan bir şarkı
herkesin yaşaması.

Biliyor, yine de ölemiyoruz.
Sararan yaprağında dalın
akmayan çeşmenin kararmış taşında
bir ses tınlıyor masmavi.

Bilici! Sına beni alevinle
ve söyle: iğva mı bu
Baht mı?


Bu şiir 2068 defa okunmuştur.

ayrıca: Bu şairin diğer şiirleri için tıklayınız...